BİGA
Anna Komen'in (12.Yüzyıl) Pigas (Menbalar )
adı ile andığı bu ilçe , eski Pegai'nin yerine kurulmuştur.(Pegai lügat
anlamı ile Yunanca pınar demektir.) Yukarı Kocabaş Çayı kısmında dar bir
boğazı andıran vadiye "Boğaz Şehri " de denir. M.Ö. 334 yılında Büyük
İskender tarafından Makedonya Kırallığına katılan Biga, daha sonra
Bizansların eline geçmiştir. M.Ö. 334 yılında İskender öncü kuvvetlerini,
Çanakkale Boğazı'nın Anadolu kıyısında kurmuş oldukları Köprübaşı sayesinde
kayıp vermeksizin Anadolu'ya geçirmiştir. Pers Donanması düşman
ordusunun Boğazı geçmesini önlemek için hiçbir teşebbüste bulunmamıştır.
Mekedonya ordusu Pers ordusu ile Granikos (Biga Çayı) kenarında
karşılaşmışlardır.
Sağ kanattaki süvarilerin başında bulunan İskender'in taarruza geçmesi ve
başarı sağlaması, muharebenin Mekedonyalılar tarafından kazanılmasını
sağlamıştır. (MÖ.334) Bu başarıi Anadolunun batı ve güney kıyılarındaki
başlıca limanların İskender'in eline geçmesine yol açmıştır.
Biga daha sonraki dönemde Bizansızların eline eline geçerek bayındır bir
belde olmuştur. 14. yüzyıl başlarında Bizansız İmparatoru ikinci Androkinos
Püleoleg Türklere karşı şehiri korumak üzere bir nevi paralı asker olan
Katalanlar'ı bu bölgeye yerleştirmiştir. Bir süre sonra Bizans İmparatorunu
dinlemeyen Katollanlar bu bölgeyi kendileri idare etmeye başlamışlardır.
Daha sonra Orhan Gazi Karaboğa adındaki bir komutanı bu şehrin alınması için
görevlendirmiş olup bu komutan 1364 yılında şehri Osmanlı toraklarına
katmasıyla " Biga" adını almıştır.
Biga'da Müdafa-i Hukuk Cemiyeti, Balıkesir Mıntıka Komutanı Kazım Bey'in
(Kazım ÖZALP) emirleri ile 10 Eylül 1335 (1919 ) de Müftü Hamdibey
Başkanlığında (Üyeler : Hacı Zakir Efendi, Mehmet Ağa, Hafız Abdullah,
Hüseyin Bey, Dızman Ahmet Ağa) kurulmuştur. İzmir, Balıkesir, Bursa ve Biga
yörelerinin Yunanlıların işgal ve idaresine geçtiğine dair Biga Yunan İşgal
Komutanı Konstantin'den 1921 yılında bir ferman alınmış ve bu ferman eski
belediye binasından Yunan İşgal Komutanı ve Belediye Başkanı bulunduğu halde
belediye katibi Arap Zeki halka okumuştur.
Biga Milli Mücadele yıllarında Anzavur İsyanı gibi bir çok kanlı olaylara
sahne olmuş ve çeteler türemiştir. Bu çetelerden en meşhur Kara Hasan
çetesidir. (tahminen 300 kişilik bir kuvveti vardı.)Milli Mücadele
yıllarında Biga bazen Anzavur kuvvetlerine bazen de Milli Kuvvetlerin eline
geçmiştir. Anzavur kuvvetleri kenti işgal ederken Edremit Kaymakamı Hamdi
Bey'i Arkadaşı Kani Bey'i Jandarma Komutanı İsmail Hakkı Beyi ve bir çok
jandarma erlerini şehit ederek girmişlerdir. (Bu Milli Mücadele Kahramanları
bugün Namazgah mevkiindeki şehitlikte yatmaktadırlar.
Anzavur İngilizlerle görüşmek üzere Karabiga'ya giderken Yeniçiftlik'li
Mehmet Efe ve Çingene ali tarafından vurulmuş böylece Biga ve civarı
Anzavurdan kurtarılmıştır.
Türk Ordusunun Teşkilatlanması, İnönü ve Sakarya Zaferlerinden sonra işgal
orduları bozulup Anadolu'dan kaçmaya başlayınca Biga'daki Yunan İşgal
Komutanı Bandırma'ya çekilmiş ilk defa Milis Kuvvetleri Biga'ya ve
arkasından da Ordu Birlikleri şehre girerek 18 Eylül 1922' de işgal
ordularının zulmünden kurtarılmıştır.
Osmanlı Devleti dönemlerinde Sancak Merkezliği yapan Biga Cumhuriyetin
ilanından sonra İlçe merkezi olmuş ve Çanakkale iline bağlanmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında geniş bir idari alana sahip olan İlçe kendisine
bağlı bulunan Yenice Bucağının 1945, Çan bucağının da 1949 yılında İlçe
Merkezine dönüşmüştür
BİGA İLÇEMİZ HAKKINDA GENİŞ BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ