ÇANAKKALE İLİNİN GENEL  TARİHÇESİ

 

Giriş
Çanakkale Tarihçe
Ayvacık Tarihçe
Bayramiç Tarihçe
Biga Tarihçe
Bozcaada Tarihçe
Çan Tarihçe
Eceabat Tarihçe
Ezine Tarihçe
Gelibolu Tarihçe
Gökçeada Tarihçe
Lapseki Tarihçe
Yenice Tarihçe

 

ÖZET: Eski çağlarda adı Hellespontos ve Dardanel olarak anılan boğazın iki yakasında topraklara sahip olan Çanakkale tarihinin ilk devirlerinde başlayarak sürekli iskan edilmiştir. Çanakkale Boğazı'nın kuzeybatısında yer alan Gelibolu Yarımadası eskiden Khersonesos (Hersonesos), Biga Yarımadası'ndaki topraklar ise Troas olarak bilinirdi.

Çanakkale ilinin Troas bölümünde ilk yerleşme yerleri Beşiktepe, Kumtepe ,Dardanos  ve Truva 'dır. Beşiktepe ve Kumtepe'ye yerleşimin  M.Ö. 7000 Yıl önce olduğu, Dardanos'un M.Ö.  3600-3650 Yılları arasında , Truva'nın ise M.Ö. 3500 yılında kurulduğu tahmin edilmektedir.

İl  toprakları üzerinde Truva ve  Dardanos'dan başka  Abydos, Asos, Sestos ve Gallipolis gibi önemli ilk çağ kentleri kurulmuş ve M.Ö. 2500'e kadar devam etmiştir. Akha, Dor, Trak, Aiol, Frig ve Lidya egemenliklerinden sonra Troas İ.Ö 6. yy. da Persler' in eline geçti. Çanakkale yöresi birsüre Spartalılar, Atinalılar ve Persler arasında el değiştirdikten sonra İ.Ö 4. yy da Büyük İskender' in egemenliğine girdi. Büyük İskender Pers ordularını bu topraklar üzerinde eski adı Granikos olan Kocabaş (Biga) Çayı kıyısında yapılan bir savaşta yenilgiye uğrattı. Yöre Serevkos, Pontos ve Roma egemenliklerinden sonra  Bizans yönetimi döneminde, İS 5. yy da Hunlar' ın 8. yy da da Araplar' ın istilasına uğradı. Daha sonra, bir süre Haçlılar' ın ve Venedikliler' in egemenliğinde kalan il toprakları 14. yy başlarında Karesioğulları' nın, aynı yüzyılın ikinci yarısında da Osmanlılar'ın eline geçti. Çanakkale Boğazı' nın sık sık batıdan gelen yabancı donanmalar tarafından tehdit edildiğini gören Fatih Sultan Mehmet, İstanbul' u aldıktan sonra denetimi sağlama amacı ile boğaz kıyılarında kaleler yaptırdı. Daha sonra Köprülü Mehmet Paşa' nın da bazı önlemler almasına karşın Çanakkale Boğazı Cumhuriyet dönemine kadar yabancı donanmaların birçok kez saldırısına uğradı.

 

Eski çağlarda adı Hellespontos ve Dardaanel olarak anılan ve boğazın iki yakasında topraklara sahip bulunan tarihinin ilk devirlerinden başlayarak sürekli iskan edilmiştir.Biga Yarımadasının Çanakkale Bölgesinin en eski adı Troas'tır. Burası kuzeyde Hellesspontos (Çanakkale Boğazı), güneyde Adramyttenos Kolpos (Edremit Körfezi) ile çevrili olan ve Aiolyanın kuzeyinde kalan bölgedir. Troas adına, Troia, Troia ve Troade gibi değişik biçimlerde , ilk olarak Homeros'un İlyada'sında rastlanır.

Antik çağda, bugunkü Çanakkale Boğazı'nın ve bölgesinin, mitolojideki bir rivayete göre bağlı olarak Hellespontos adıyla anıldığı bilinmektedir. Bu mitosa göre, Kral Athamos'un kızı Helle Kafkasya'ya gitmek için boğazdan geçerken denize düşerek boğulmuştur. Hellespontos adının, bu adla anmış ve Doğu Roma İmparatorluğunun sonuna değin bu ad kullanılmıştır.
Çanakkale Boğa
zı, Antik Çağ'ın bir kenti olan Abydos'tan kaynaklanan Avido yada Aveo adıyla da anılmıştır.
Ortaç
ağ İtalyan haritalarında Romania Boğazı adına rastlanır.Avrupalılarca boğaza verilen Dardanellos adının kaynağı ise Dardanlar'ın atası olan Dardanos'a dayanmaktadır.
Boğazın en dar yerine Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumeli yakasında Sestos dolaylarında Kilitbahir, Anadolu yakasında Abydos dolaylarında Sultaniye ( Kale-i Sultaniye ) ya da Çanak Kalesi adıyla anılan sağlam kaleler yapılmıştır. Bugünkü Çanakkale İli'nin adı Anadolu yakasındaki Çanak Kalesi'nden gelmektedir
Çanakkale 'nin adı Piri Reis XVII. Yüzyılın ikinci yarısında yazdığı "Seyahatname" de Kale-i Sultaniye diye geçmektedir. Bu nedenle Çanakkale adının seramik yapımının daha ünlendiği XVIII.yüzyıl sonlarına doğru kullandığı anlaşılmaktadır.
Yörenin en eski Beşiktepe ve Kumtepe yerleşmelerinden bilinen Kalkolitik Dönem yerli halkıdır. Bunları M.Ö. 3500'lerden 1200'lere kadar herhangi bir dış etki altında kalmadan yaşamlarını sürdüren Troia halkı izler. Bundan sonra buraya sırasıyla Troia Savaşları ile Akarlar, Ege göçleriyle de başka halklar gelmiştir.
Çanakkale İli, yazılı tarih öncesi dönemler bakımından zengin bir yöredir. XVIII. Yüzyıldan beri beri çeşitli gezginliklerin ve arkeoloji meraklıların uğrak yeri olmuştur. Bunlar Homeros'un İlyada adlı destanından edindikleri bilgilerle İlion'u bulmak için gezi,çeşitli araştırma , sondaj ve kazılar yapmışlardır. 1071'den sonra büyük bir hızla Anadolu'yu fethe girişen Türkler, Bizansla ilişkilerini daha çok kara yoluyla sürdürmüşler, bir deniz gücüne ve Çanakkale Boğazı'nın egemenliğine pek gereksinme duymamışlardır.
Çanakkale Kenti, Marmara'yı Ege Denizine bağlayan boğazın en dar yerinde ve doğu kıyısında yer almaktadır. Bölgenin Osmanlılıların eline geçmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed'in, Kocaçay'ın (Sarıçay) ağzındaki düzlükle yaptırdığı "Çimenlik Kalesi"kentin çekirdeğini oluşturmuştur.
Çanakkale stratejik konumu nedeniyle her dönemde önem taşınmasına karşın, XX. Yüzyıl başlarına dek iki-üç bin nüfuslu bir kasaba görünümünü sürdürmüştür.XVIII. ve XIX.yüzyıllarda kent donanmalar için bir ikmal limanı ve ipek, yelken bezi, çanak-çömlek üretilen bir merkez olarak tanınmıştır.

 

OSMANLI DÖNEMİNE KADAR  ÇANAKKALE'NİN  TARİHİ

Biga Yarımadası'nın eski adı Troas'tır. 

Açıklama : Biga Yarımadası ;  Anadolu'da Marmara Bölgesinin güneybatısında olup yaklaşık 9500 Km2 lik bir alan kapsar. Doğu sınırının KD-GB yönünde uzanan Gönen Çayı vadisi oluşturur. Batıda  Kumkale burnundan, doğuda  Balıkesir İli Gönen İlçesine kadar genişliği 125 Km., kuzey doğuda  Biga İlçesi Karabiga Beldesinden , Güneybatıda  Baba burnuna kadar uzunluğu yaklaşık 200 Km.dir. Biga yarımadası, vadilerle yarılmış tepelik bir görünüştedir. Çok büyük bir kısmı Çanakkale İl sınırları içinde kalmaktadır.

Troie, Troia ve Troade isimleri ile de bilinmektedir. Antik Çağ'da Çanakkale Boğazı, kaynağını mitolojik öğelerden  Bölgenin bilinen en eski halkı, Besiktepe ve Kumtepe yerlesmelerinden bilinen Kalkolitik Dönem yerli  halkıdır.Buralarda yerleşiminin  günümüzden 6000-7000 yıl geriye gitmektedir.İ.Ö. 4800 -4000 tarihleri arasında burada bir köy yerleşimi olduğu anlaşılmaktadır.  Bunu M.Ö.  3600-3650 Yılları arasında kurulduğu tahmin edilen Dardanos izlemektedir.

Açıklama : Beşiktepe Truva'nın 7 Km güney batısında, Kumtepe  ise  Truva'nın 5 Km Kuzey Batısındadır.

Kumtepe , Beşiktepe ve Dardanos'tan sonra  MÖ. 3500-3000'li  yıllardan MÖ. 1250'lere kadar  herhangi bir dıs etki altında kalmadan yasayan İlion  (Troya-Truva) halkı izler. Bu  yerli halklar Pelesg, Leleg ve Karia'lılar (Karlar) gibi farklı kabilelerden olusmaktaydı.  Homeros'tan baslayarak pek çok eski çag yazar ve tarihçisi bu kavimleri Yunan  öncesi Ege dünyası toplulukları olarak  kabul etmislerdir.özellikle Lelegler Troia  bölgesinde çoğunluğu oluşturmaktaydılar.Bunların bir kısmı  gezici  halk olup bir kısmı ise bağımsız sabit kentler  oluşturmuşlardır.Bundan sonra  bölgeye Truva Savaşları ile Akalar ( Eski Yunanlılar)  geldiler. Yunanistan'dan Çanakkale kıyılarına dogru yapılan ilk göçler ve istilalar MÖ. 14. yüzyıla kadar uzanır. Bu tarihlerde  Yunanistan'da hakimiyeti sağlayan  Akalar bölgeye dogru akınlar  düzenlemis ve Homeros'un İlyada adlı  destanına konu olan Truva isgalini  gerçekleştirmişlerdir.

Truva Savaşı , Aka'ların  bu bölgeye verdikleri  önemin  bir belirtecidir. Homeros , Yunanistan'da  egemenliğini sürdüren  Sparta Kıralı  Menelaos'un  güzel karısı Helena'nın  Truva Kıralı Priamosimzalanara'un oğlu Prens  Paris  tarafından  kaçırılışını  savaş nedeni olarak  bildirmekle birlikte , gerçek nedeninin  Aka'ların  Çanakkale Boğazı yöresine  yerleşme  istekleri oldukları açıktır. Birleşik Aka Ordusunun , Çanakkale güneyindeki İlion (Truva) önlerinde 10 yıl çarpışması sonucunda ele geçirilen  kent yakılıp yıkılmış ve yeni Aka yerleşmesi kurulmuştur.Böylece Çanakkale  yöresi Yunan topluluklarının yeni  yerleşme alanlarından olmuştur.

   M.Ö. 13.yüzyılın sonlarından M.Ö. 1150'li yıllarına değin  Yunanistan İllyrialıların göçlerne sahne oldu ve göçler sonucunda   Yunanistan'daki Aka uygarlığı yıkıldı.  Yerine gelen halk Aioller, İonlar ve Dorlar olmak üzere üç topluluğa ayrılıyorlardı. Yunanistan'ın yeni sahibi olan bu kavimler , daha sonraları M.Ö. 8. yüzyıldan itibaren tüm batı Anadou kıyılarını , bu arad Biga Yarımadasını da  istila etmeye başladılar .Kıyı kesimlerde koloniler kuruldu. Bunlar Assos,Lamponia, Sigeon, Neandria, Abydos, Lampsakos, vb. kentlerdi.

M.Ö. 514 yılından itibaren  Pers İmparaatoru  Darius İstanbul Boğazından  Trakya'ya geçtikten sonra  Trakya ve Makedonya  Pers egemenliğine girmiş  ve Pers üstünlüğü  Çanakkale Bölgesinde de  etkinliğini göstermiştir.Yerli kentler  Perslere  karşı  ortak olarak  savaşmaya başlamış  ve uzun yıllar  sonra M.Ö. 386 yılında  bir barış antlaşması  imzalanarak  Perslere tamamen  teslim  olmuşlardır.

Daha sonra M.Ö. 334 yılında  Makedenya Kıralı  Büyük İskender , Perslere karşı  bir hareket  başlattı ve Çanakakle Boğazını geçip  Biga Yarımadasına gelerek  Truva Kentine uğradıktan sonra  Karabiga ( Şimdi Çanakkale İli Biga İlçesine bağlı bir beldedir.)  yakınında  ünlü GANİKOS  Meydan savaşında  Pers ordusunu bozguna uğratarak  Bölgedeki Per egemenliğine son verdi.

İskender geçtiği kentlerde  yüksek rutbeli  subaylarını  Perslerde olduğu gibi  "Satrap" ünvanıyla  Vali olarak bırakıyordu.Büyük İskender  M.Ö. 323 yılınd  ani olarak ölmesiyle , satraplar  iktidar kavgalarına  başlamış , bundan yararlanan  ve Yukarı Balkanlarda ekonomik zorluklar  içinde kalmış  olan Galatlar  M.Ö. 280 yılında Çanakkale'yi geçerek  Biga yarımadasında egemen olmuşlardır. Aynı dönemde  Helenizm  tarihinin üç önemli kırallığından olan  Bergama Kırallığı  da kurulmuştur. Daha sonra M.Ö. 196 yılında  Selökid  Kıralı III.Antiokos Gelibolu Yarımadası ile Bİga Yarımadasının  bir kısmını ele  geçirmiş , daha sonra  Roma ordusu gelerek  bölgedeki  Selökid egemenliğne son vermiş ve Biga Yarımadası , Bergama  Kırallığı egemenliği altına girmiştir. Daha sonra  bölgede  Roma egemenliği,  bunu  takiben  çok uzun yıllar  Bizans egemenliği hüküm sürmüştür. Çanakkale yöresinde görülen ilk  Müslüman Türkler Selçuklulardır. Emir  Muhammed komutasındaki bir ordu 1160 yılında Biga Yarımadasını Bizans  İmparatorluğu'nun elinden almıstır.  Yöre bir süre Selçuklu hakimiyetinde  kaldıktan sonra beylikler döneminde , karesi Beyliği egemenliği altına  girmiş, nihayet M.S. 1345 yılında  Osmanlı devleti başındaki Orhan gazi bölgeyi ele geçirmiş  ve o tarihten itibaren  özellikle İmroz , Bozcada ve Çanakkale Boğazı  yöreleri  Osmanlılarla  diğer  düşman ülkeler arasında gerek denizde gerekse karada uzun kanlı  savaşlara sahne olmuştur.

OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİMDE ÇANAKKALE

1345 yılında Orhan Gazi, Biga Yarımadasında egemen olan Karesi Beyliğinin yönetimine son vererek topraklarının büyük bir kısmını eline geçirmesi ancak, Çanakkale Boğazına tamamen hakim olamamıştır. Çanakkale Kıyıları ancak 1. Murat'ın 1362 yılında tahta çıkmasıyla ele geçirilebilmiştir. Ancak Osmanlılar daha önce yağma, gerekse Bizans'a yardım amacıyla Çanakkale Boğazından Trakya'ya geçmişlerdir. Örneğin, Orhan Gazi'nin Oğlu Süleyman Paşa 1353'de Bizans İmparatoru Kantakuzenos'a yardım amacıyla Çanakkale Boğazını geçerek Edirne'ye gitmiş, dönüşünde Gelibolu'nun kuzeyinde bulunan Çimbi kalesinde 3000 kişilik bir güç bırakmıştı. 1354'de bu kuvvetler Gelibolu kentini ele geçirdiler. Osmanlı tarihlerinde 1356'da Süleyman Paşa'nın geçişi adıyla anılan ünlü olay, bu fetihleri sürdürme amacını gidiyordu. Nitekim bu ikinci geçişten sonra da Çanakkale'nin Anadolu kıyısında fethedilmiş diğer bölgeleri alındı. O tarihten itibaren boğaz yöresi , Osmanlılarla diğer düşman ülkeler arasında deniz ve karada bazen uzun süren kanlı savaşlara sahne oldu. Örneğin 1366 yılında Papa'nın düzenlediği bir haçlı seferi sırasında gelen haçlı donanması Gelibolu'yu alarak Bizanslılara teslim ettiyse de 1367'de 1. Murat Gelibolu'yu kuşatarak yeniden fethetti. Daha sonra Yıldırım Beyazıt 1390 yılında Boğazın stratejik önemini kavrayarak ilk savunma örgütünü kurdu. Gelibolu Kalesi güçlendirilerek, Gelibolu bir deniz üssü durumuna geldi ve bir tersane kurularak savaş gemisi yapımına başlandı. 1396'da Haçlı Donanması boğazı geçerek İstanbul'da Bizans İmparatorluğuna yardıma gitti. 1399 'da gelen başka bir donanma boğazı geçtiyse de ertesi yıl antlaşma yoluyla geri döndü. 1. Mehmet (Çelebi) döneminde (1413-1421) Venedik Donanması yeniden boğazı geçmek istedi, çetin savaşlar sonucunda Osmanlılar geri çekildiler.Ertesi yıl yeniden boğaza saldıran Venedik Donanması Lapseki'yi topa tuttu , daha sonra antlaşma ile geri çekildi. ll Murat döneminde ( 1421-1451) Venedikliler birkaç kez boğaza saldırsalar da başarı kazanamadılar.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u kuşattığı zaman , Bizans'a yardıma gelen Haçlı Donanması tekrar boğazı geçti. Fatih 1463'te Boğazın en dar yeri olan Çanakkale ile Kilitbahir'de iki kale yaptırarak savunmayı güçlendirdi.
Çanakkale ve yöresi, Osmanlılar döneminde özellikle denizcilik konusunda önem kazanmıştır. Ünlü Osmanlı Amirali Barbaros Hayrettin Paşa 1533'te İstanbul'a gelmiş , Padişah Kanuni Sultan Süleyman tarafından kendisine Beylerbeyi ünvanı verilerek Gelibolu kaptanlığına atanmıştır.
Çanakkale Boğazı , Girit savaşları sırasında 1647 yılında Venedikler tarafından tekrar kuşatıldı. Osmanlı Donanması Çanakkale Boğazından dışarı çıkıyor ve Girit'e yardım gönderemiyordu. Bu savaş uzun yıllar sürdü. Nihayet on yıl sonra 1657 yılında Köprülü Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı Birlikleri Venedikleri yenerek boğazı temizlediler. 1717 yılında Osmanlı Donanması boğazdan çıkarak Bozcaada önlerinde boğazı ablukaya alan Venedikleri tekrar yendi. 1770 yılında Cezayirli Hasan Paşa , Rus donanmasını yenerek, boğazı ve Rusların işgal ettiği Limni Adasını kurtararak Kaptan-ı Deryalığa yükseldi. Bu tarihten sonra da Çanakkale Boğazı önemini korumuş, ele geçirilmesi ve denetlenmesi çeşitli devletler arasında önemli bir sorun olmuş, bir çok savaş ve çatışmalara neden olmuştur. Ülkeler arasında savaşlardan sonra yapılan barış antlaşmalarında mutlaka boğazlar ile ilgili maddeler yer almıştır. Örneğin 13 temmuz 1841 tarihinde imzalanan 4 maddelik Londra Boğazlar Sözleşmesinin 1. maddesinde ; Osmanlı Devleti, barış zamanında eskiden beri uygulamakta olduğu boğazlardan yabancı savaş gemilerinin geçişini yasaklamayı bunda sonra da sürdürmeyi; İngiltere , Rusya , Fransa, Prusya ve Avusturya'da bu karara saygı göstermeyi taahhüt ediyorlardı. Böylece Avrupa Devletleri boğazların geçiş rejimi ile hukuksal statüsünü Osmanlı İmparatorluğunun takdir ve yetkilerine bağlı olmaktan çıkarıp, uluslar arası taahhütlere bağlı bir ilkeye dönüştürüyordu. Boğazlar Konusundaki uluslar arası antlaşmalar 20 Temmuz 1936 Montrö Sözleşmesine kadar süre gelmiştir.
Çanakkale Boğazı bölgesinde karada yapılan savaşların en büyüğü ve en anlamlısı da kuşkusuz 20. yüzyılın başında vuku bulan" Çanakkale Savaşları"dır.
Türk ve Dünya tarihinde " Çanakkale Savaşları " olarak geçen ve tarihte benzeri az olan bu olay, Birinci Dünya Harbinin önemli bir dönemidir. Osmanlı İmparatorluğu ile itilaf devletleri ( İngiltere ve Fransa) arasında , Çanakkale Boğazı ve dolaylarında yapılan kara ve deniz savaşlarını kapsayan Çanakkale Savaşları,3 Kasım 1914- 9 Ocak 1916 tarihleri arasında uzun bir zaman sürmüştür.
Türk Ordusu Çanakkale'de yarım milyona yakın bir düşman kuvvetine karşı koyarak, müttefiki olan Almanya'ya büyük yardımda bulunduğu gibi, 1. Dünya savaşının kaderi ve Rus Çarlığının çökmesinde önemli bir rol oynadı. Karma bir yönetim ve çok az bir cephaneyle, sıkıntılar içinde yürütülen savaşlar sonunda Türkler 253.000 kayıp verdiler. İtilaf kuvvetlerinin kaybı da ana yakında.Çok zaman değil 2.5 yıl kadar sonra 30 Ekim 1918 tarihinde Limni Adasında Mondros Limanında, Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında " Mondros Mütarekesi" imzalandı.
Yirmibeş maddesi olan bu ateşkes anlaşmasının ilk maddesi şudur:
1-Çanakkale ve İstanbul Boğazları Osmanlı İmparatorluğu tarafından açılacak ve kaleler müttefik orduları tarafından işgal edilecektir....
 

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇANAKKALE

 Çanakkale 1915 yılında yasadıgı savaslar nedeniyle büyük bir tahribat gördü. Savas döneminde sivil nüfus tahliye edilmis oldugundan kentte  ticaret azaldı ve sehir sönüklesti. Sehrin  eski dönemlerini tekrar yakalaması Cumhuriyetin ilk yıllarını buldu.Cumhuriyet Dönemi'nin ilk nüfus  sayımında (1927) sehirde sadece 8515   kisi sayılabilmisti. 1935 sayımında nüfus  11.495'e ulastı. II. Dünya Savası içinde askerî yıgınak bölgesi oldugu için  nüfusu 24.621'e ulasan kentin nüfusu   savas sonunda yapılan sayımda (1945)  2 2 . 8 6 9 ' d u r. A s k e r î y ı g ı n a g ı n  çekilmesinin ardından kentin 1950  yılındaki nüfusu 11.824'e indi. 1950 yılından sonra kent nüfusu hızlı bir  gelisme içerisine girerek 1970'te 27.042,   1980'de 39.975, 1990'da 53.995, 2000'de  75.900'e ulastı. Sehrin alan üzerindeki gelismesi de   1950'li yıllara kadar sınırlı olmustur.   Sehir bu yıllarda Sarıçay'dan kısmen   Hastahanebayırı'na kadar uzanıyordu.   Günümüzde Çanakkale merkez  ilçeyle birlikte on iki ilçeye sahip (Ayvacık, Bayramiç, Ezine, Biga,    Lapseki, Çan, Gelibolu, Eceabat, Yenice  Bozcaada ve Gökçeada), 9737 km²lik  toprakları üzerinde 585 köyü bulunan  bir Batı Anadolu kentidir.

1912 yılında başlayan  Balkan Savaşı ardından , I. Dünya Savaşı,  Çanakkale Savaşları ve İşgal yılları bu zenginliğin sonunu getirir. Kent bu dönemlerde askeri yığınak bölgesidir.  Siviller tarafından boşaltılan kent savaşlar sonunda  artık bir harabe halindedir. 

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet döneminde Gelibolu ve Biga’nın bağlanmasıyla İl olan Çanakkale savaş psikolojisini üzerinden uzun süre atamaz. Bu dönemde kente pek çok göçler olur. Bunlardan en  yoğun olanı 1924 yılındaki Büyük Mübadele ile gelen Giritliler ‘dir. Kent yaşamına adeta damgalarını vururlar.  Bu arada kentin eski sakinleri Ermeniler, Rumlar ve en son yahudiler kenti terk ederler.

Sonraki yıllarda bu kentin güzel doğası nedeniyle çeşitli nedenlerle buraya gelip ayrılamayan insanların yerleştiği Çanakkale küçük bir sahil kenti olarak sessiz sakin yaşantısını 1990’lı yılların başına  kadar sürdürür.

1992 yılında açılan üniversite kentin yaşamını değiştirir. Sokakları emeklilerden çok genç nüfus doldurur. Konut açığı had safhaya ulaşır. Bu dönemde çevre ilçe ve köylerden kente göç hızlanır. 

 

 

 DİĞER BİLGİLER

.....Biga sancağı kurulunca merkezi "Kale-i Sultaniye" kasabası olmuştur. Biga mutasarrıfı aynı zamanda Boğaz Muhafızlığı görevini yapardı.

.....1770'te Çeşme Deniz Savaşı'nda yararlılık ve kahramanlık gösteren donanmamızın ikinci komutanı Cezayirli Gazi Hasan Paşa'ya Kaptan Paşa'lıkla birlikte Çanakkale Boğaz Muhafızlığı görevi verilmiştir.

.....Yeniçeri Ocağı'nın 1826 yılında kaldırılmasıyla, bunları yok eden Yüzbaşı Karacehennem İbrahim Ağa, Paşa'lığa yükseltilmiş, Biga Mutasarrıfı ve Çanakkale Boğaz Muhafısı olmuştur. Halk arasında Arap İbrahim Paşa diye anılanbu zat, Çanakkale'nin mimarı için yoğun bir çaba harcamış, 180'ta Çınarlık Camii (Kurşunlu Cami) yapılmıştır.

.....1866 yılında Kale-i Sultaniye, "Adalar Vilayeti" nin merkezi olmuştur.ç Bu vilayete yönetici olarak atanan Bahriye Müşaviri Kayserili Ahmet Paşa, görevinin sona erdiği 1871 yılına dek şehirin imarına çalışmıştır.

.....Adalar Vilayeti, Girit ve Sisam dışında kalan Ege ve Akdeniz adalarının tümünü içine alıyordu. 1876'da vilayet merkezi Sakız'a nakledildi.

.....İkinci meşrutiyetin ilanından sonra burada "Bahr-i Sefid Boğaz Müstahkem Komutanlığı" kurulmuştur.

.....Müstakil Mutasarrıflık olmadan önce İstanbul şehremanetine ve 1881 yılında da Karasi iline (Balıkesir ) bağlanmışsa da , 1888'de yeniden eski haline gelmiştir ve daha sonraki değişikliklerle il bugünkü durumunu almıştır.

Kaynaklar :

bullet

Çanakkale İlinin 2000 Yılı Ekonomik ve Ticari Durumu Hakkında Rapor (sanayi ve Ticaret Bakanlığı  Çanakkale sanayi ve Ticaret Müdürlüğü)

bullet

Biga ve Gelibolu Yarımadaları ile Gökçeada , Bozcaada ve Tavşan  Adalarının Jeolojik, Arkeolojik ve Tarihi Özellikleri (MTA Yerbilimleri ve Kültür Serisi 1996 no :1)

bullet

Çanakkale savaşları  Araştırma ve Tanıtma Topluluğu  Şehitten kaleler Dergisi Mayıs 2006 (http://www.canakkalesavaslari.net/topluluk/index.php?sehi=11)

bullet

Çanakkale Valiliği (http://www.canakkale.gov.tr/)

 

bullet

www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=166

 

bullet

http://www.nedirvekimdir.com/

 

bullet

www.canakkale.bel.tr/

 

bullet

kygm.kulturturizm.gov.tr

 

 

 

 

 

Giriş | Çanakkale Tarihçe | Ayvacık Tarihçe | Bayramiç Tarihçe | Biga Tarihçe | Bozcaada Tarihçe | Çan Tarihçe | Eceabat Tarihçe | Ezine Tarihçe | Gelibolu Tarihçe | Gökçeada Tarihçe | Lapseki Tarihçe | Yenice Tarihçe