|
|
|
|
Çanakkale İlinde 53 adet tarihi Cami bulunmaktadır. Bu camilerden hakkında bilgi alınanlar aşağıda belirtilmiştir. AYVACIK- TUZLA KÖYÜ MURAT HÜDAVENDİGAR CAMİİ VE KÜLLİYESİ (I.Murad (Hüdavendigâr) Camisi )
Hüdavendigâr Külliyesi, Tuzla Köyü'ndedir. Cami, medrese ve hamamdan meydana gelmiştir. Cami, 1366 yılında Murat HÜDAVENDİGAR tarafından yaptırılmıştır. Medrese, camiin batısındadır. Dershane ve on odadan meydana gelmiştir. Zamanımıza sadece bir odası ulaşabilmiştir. Ancak, cami şu an faaliyettedir. Hüdavendigar'ın Kızılca Tuzla Camii, eski Tuzla-i Behramiye Sancağı'na giden yolun sağında , şimdiki Tuzla Köyü'nün ise güney kıyısındaki yamacın düzlüğüne inşa edilmiştir.Camii, ilk devirde çok görülen kare mekanlı ve tek kubbeli ve son cemaat yerine sahip planların bir örneğini teşkil eder. Diğer yandan dört yönde yer alan, duvarların bir ucundan bir ucuna kadar ulaşan ve kubbe altına kadar uzanan sağır kemerlerdeki işçilikte ise, üç sıra tuğla bir sıra taştan -ilk devir özelliği olarak- almaşık sistemin uygulandığı görülür.Camiin, beden duvarlarının kalınlığı 1 metreden fazladır. Dört yanı saran sağır kemerlerden sonra, ilk devirde yaygın bir özellik olan, iki sıra tuğladan balık sırtı Camiin, beden duvarlarının kalınlığı 1 metreden fazladır. Dört yanı saran sağır kemerlerden sonra, ilk devirde yaygın bir özellik olan, iki sıra tuğladan balık sırtı tekniği bir uygulamadan sonra kasnaksız olarak hemen kubbeye geçilir. Kubbe, dört duvar üzerinden mantar gibi bitmekte ve burada kasnağın kullanılmasıyla da ağır bir etki bırakmaktadır. Kubbe, tuğlaya benzeyen bir kiremit tipi ile örtülüdür. Kubbenin tümü üzerinde aydınlatma fenerinin olması ve ilk devirde pek görülmeyen aydınlatma pencerelerinin çok olması dikkat çeker. İki metre boyundaki kapıda Behramkale Camii'nde olduğu gibi Bizans eserlerinden çıkarılan parçalar, kullanılmıştır. Camiin minaresi, yapının kuzeydoğu köşesinin son cemaat yeri ile bitiştiği yerde bulunur. Mekan, sade ve gösterişsizdir.Dört köşede de zemine kadar inen ve kemerlerin oluşturduğu üçgenlerle kubbeye geçilmiştir.Mazgal pencereler iç kısımda daha genişler ve dış kısım ise gittikçe daralır.Bunun sebebi, ışığın iç kısma iyice aksetmesini sağlamaktır.Mihrap ve minber yeni ve sadedir. Camiin iç mekanı defalarca onarım gördüğü ve her defasında kireçle sıvandığı için fazla bilgi vermemektedir. Çanakkale ve yöresinde ilk devir ve orta devir eserlerinden, kitabesi olan ve 600 senedir ayakta duran tek eserdir. AYVACIK-BAHRAMKALE KÖYÜ HÜDAVENDİGAR CAMİİ
14. yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği sanılmakta olup 238 m. yükseklikteki tepenin üzerinde tüm ihtişamıyla ayakta durmaktadır. Camiin dikkat çeken özelliklerinden birisi de dört yöndeki köşelerinin üst noktalarının pahlanması yani taş kenarlarının eğik kesilmiş olması ve pahlanan kısımların şekline uygun olarak üçgen şeklinde kapatılmasıdır. Kubbe, sekizgen bir kubbe kasnağına oturtulmuştur. Camii, bir kubbe ve sütunlu bir giriş kapısını da içine alan dörtgen bir alan üzerinde inşa edilmiştir. Camiin, Osmanlı mimarisinin tipik bir örneği olduğunu söyleyebiliriz. Camiin mermer giriş kapısı, Carnelıus kilisesinin kapısıdır. Carnelius kilisesini tamir ettiren Skamandros hükümdarının kilise kapısına yazdırmış olduğu duaya dokunulmamış,sadece haç işaretinin iki kanadı kırılmıştır. Üzerinde haç işareti bulunan taşın bir camiin dekorasyonunda kullanılmış olması çok ilginç ve bir o kadar da etkileyicidir.Camiin iç duvarlarının dekorasyonunda kadırga resimlerinin kullanılmış olması da çok sık rastlanılan bir durum değildir AYVACIK-BABAKALE KÖYÜ BABAKALE CAMİİ
Ayvacık ilçesi, Babakale Köyü’nde bulunan bu camiyi Sultan II.Ahmet döneminde Vezir Kaptan Mustafa Paşa 1725 tarihinde yaptırmıştır. Cami değişik dönemlerde yapılan onarımlar nedeni ile özelliğini yitirmiştir.
AYVACIK-YEŞİLYURT KÖYÜ CAMİSİ
Yeşilyurt Köyü Camisi kiliseden camiye çevrilmiştir. Kilisenin ne zaman yapıldığı konusunda yeterli bir bilgiye rastlanmamıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra mübadele kapsamında Çanakkale’den Rumların ayrılmasından sonra camiye dönüştürülmüştür. Cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, kaba taş ve tuğladan yapılmıştır. Üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür. Beden duvarları üzerinde iki sıra halinde pencereler bulunmaktadır. Bunlardan ikisi yuvarlak kemerli, biri de ikiz pencereler halinde ampir üsluptadır. Camiye çevrildikten sonra yanına dikdörtgen taş bir kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefeli bir minare eklenmiştir. Mihrabı herhangi bir özellik taşımamaktadır. AYVACIK-ADATEPE CAMİSİ
Çanakkale, Ayvacık İlçesi Adatepe Köyü’ndeki bu caminin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber zağanos Paşa’nın eşi tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Kareye yakın dikdörtgen planlı cami kesme taş ve tuğladan yapılmış, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi mukarnaslı olup, üzerlerinde rumi motifler ve bitkisel bezemeler görülmektedir. Ayrıca haziresinde de Osmanlı taş işçiliğini yansıtan mezar taşları bulunmaktadır. Caminin altında bir de sarnıç vardır. Caminin köşesine kare kaide üzerine silindir gövdeli köfeki taşından bir minare eklenmiştir. AYVACIK -NUSRATLI CAMİİ Ayvacık İlçesi Nusretlı Köyünde olup Yaklaşık 400 yıllık geçmişi olduğu tahmin edilmektedir. AYVACIK -ÜMMÜHANHATUN CAMİ Camii
Ümmühan Hatun Camii Ayvacık ilçesinin genişlemesine sebep olan Tiflisli Ümmühan Hatun tarafından yaptırılmıştır.ilçe merkezindedir. BAYRAMİÇ-TEPE CAMİİ Ahi Hızır Emir Bey Tepe Camii’ni yaptırmıştır
BAYRAMİÇ-TAŞKÖPRÜ CAMİİ
BİGA- KURŞUNLU CAMİİ Kurşunlu Camisi, bu cami 1900'de geçirdiği büyük yangından sonra yeniden yapılmıştır BOZCAADA-ALAYBEY CAMİİ
Bozcaada meydanında, parkın karşısında bulunan Alaybey Camisi’nin kitabesi günümüze ulaşamadığından ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Çanakkale Vakıflar Müdürlüğü’nde de bu konuda bir bilgiye rastlanmamıştır. Buradaki cami ile ilgili bir vakfiyede Bozcaada’da Miralay Ahmet Ağa Camisi’nin ismi geçmekte olup, caminin Miralay Ahmet Bey tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Büyük olasılıkla Alaybey ismi de buradan kaynaklanmaktadır. Burada bulunan XVI.yüzyıla tarihlenen Ali Ağa Camisi’nin harap olduğu ve Miralay Ahmet Ağa tarafından da yenilendiği sanılmaktadır. Mimari üslubundan XVIII.yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır. Cami avlusuna yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. Bu kapının üzerinde, önünde ve arkasında dikdörtgen birer kitabe bulunuyorsa da yazıları okunamayacak derecede silinmiştir. Arkadaki kitabe 1903 (1321) tarihli olup, caminin bu tarihte onarıldığını veya yenilendiğini göstermektedir. Camiye kuzey yönündeki beş taş basamakla çıkılmakta ve basık kemerli çift kanatlı ahşap bir kapıdan girilmektedir. Bu kapının iki yanında basık kemerli bir pencere ve bunun üzerinde de birisi kapı üzerine rastlamak üzere üç küçük pencere daha bulunmaktadır. Caminin doğu ve batı cephelerinde üçer, güney cephesinde de dört penceresi vardır. Caminin içerisi barok üslupta bitkisel motiflerle geç devirde bezenmiştir. İbadet mekanının üzeri ahşap bir tavanla örtülmüştür. Mihrap ve minberde bezeme elemanları yoktur. Giriş kapısının iki yanındaki köşelerde bulunan birer ahşap merdivenle de kadınlar mahfiline çıkılmaktadır. Caminin kuzeybatı köşesine kesme taştan tek şerefeli bir minare yerleştirilmiştir. Caminin bahçesinde XVI.-XIX.yüzyıl mezarlarından oluşan küçük bir hazire, geç devirde yapılmış bir şadırvan ve Kuran kursu olarak yararlanılan küçük odalar bulunmaktadır. Bozcaada’da Cezayir-ı Bahr-i Sefid salnamesine göre üç caminin bulunduğu yazılıdır. Bunlardan üçüncü cami ile ilgili herhangi bir ize rastlanmamıştır. BOZCAADA-KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA CAMİSİ (YALI CAMİ)
Bozcaada’da Yalı Mahallesi’nde bulunan bu camiyi Köprülü Mehmet Paşa 1657 tarihinde yaptırmıştır. Halk arasında Yalı Camisi olarak isimlendirilen caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Çeşitli dönemlerde yapılan onarımlarla orijinalinden oldukça uzaklaşmıştır. EZİNE-ABDURAHMAN BEY CAMİİ (ULU CAMİİ) LULU Cami ( Abdurrahman bey cami):Osmanlı camilerinin ilk büyük örneklerinden olması yönünden önemlidir. Orhan Gazi döneminde Abdurrahman Bey tarafından yaptırılmıştır. Cami., moloz taştan alçak ve kalın duvarlı bir yapıdır. Pencere kenarları üç dizi tuğla ve bir dizi taştan yapılmıştır. Tavanı dört granit sütun taşımaktadır. Minare kıble duvarının içindedir. Son cemaat yeri mermer sütunludur. 2. Sultan Mahmut döneminde yenilenen tavan ampir üslûptadır. Güzel sıtalaktiklerle süslü mihrap, ilk yapıdan kalmadır.bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir
EZİNE-ÇARŞI CAMİİ Çarşı Camii:Bu cami hakkında kesin bir bilgi olmamasına rağmen Ulu Camii inşa ettiren Abdurrahman Bey tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. EZİNE-İNCE MİNARE CAMİİ İnce Minare Camii:Bu cami hakkında kesin kayıt bulunmamasına rağmen askeri kışlaya yakın olması dolayısıyla IV.Murat zamanında bir paşa tarafından inşa ettirildiği söylenmektedir. Uzun yıllar, bahçesindeki küçük pansiyon Kur’an Kursu olarak kullanılmıştır EZİNE-KEMALLI KÖYÜ CAMİİ (Asilhan Bey (Aslan Bey) Külliyesİ)
Kemallı Köyü Camii:14.yy. da I. Murat döneminde yapılmıştır. Tek kubbeli ana mekan ve çapraz tonozlu revaktan oluşmaktadır. Revakın 3 çapraz tonozu yıkılmış, yerine ortası kemerli ahşap çatı yapılmıştır. Duvarlar ilk Osmanlı camilerine göre daha yüksektir. Son cemaat yerinin yanları kapalıdır. Ortada iki mermer sütun vardır. Kapı basık ve mermer kemerlidir. Pencereler süslemelidir. EZİNE -SEFERŞAH CAMİİ Seferşah Camii:XIV. yy’da Yıldırım Beyazıt döneminde yapılmıştır. Duvarlar moloz taştan, saçaklar tuğladandır. Ayrıca yapımında çevredeki antik yapılardan getirilen Bizans kalıntıları kullanılmıştır. Mihrap duvarında iki katta dört pencere vardır. Son cemaat yeri sonradan eklenmiştir. Kandil motifleriyle süslenmiştir.Caminin yanında Sefer Şah’ın mezarı bulunmaktadır EZİNE-ZEYTİNLİ CAMİİ Zeytinli CamiiHicri 977 (M.1561) yılında Sadrazam İbrahim Paşa Kedhüdası Mehmet Kedhüda tarafından yapılmıştır. Daha sonraları, Ezine esnafından Pamukçuzade Hacı Mustafa Efendi Camiinin karşısında bulunan baba yadigarı evlerini tapu katibi Suluzade Halil Efendi’ye bırakarak karşılığında adı geçen caminin genişletilmesini istemiştir. Cami Hicri 1317 (M.1901) tarihinde şimdiki haline getirilmiştir. GELİBOLU-BOLAYIR GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ
Gelibolu, Bolayır’da Orhan Gazi döneminde, Rumeli fatihi Gazi Süleyman Paşa tarafından 1358’de yaptırılmıştır. Cami 1676 ve 1889 yıllarında onarım görmüştür. GELİBOLU-GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ (BÜYÜK CAMİİ)
Sultan Murat adına Çandarlı Kara Hayrüddin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Gazi Süleyman Paşa’nın Gelibolu’yu fethi nedeniyle camiye ismi verilmiştir. Gelibolu’da halk arasında “Büyük Cami” olarak bilinir. Caminin bitişiğinde çeşmesi mevcuttur. Boyutları 31.5 x 26.2 m olup, sekiz ayağa dayanır. Ayrıca büyük bir fener mevcuttur.
GELİBOLU-CERRAH HÜSEYİN CAMİİ
Camikebir mahallesinde çarşı mevkiinde bulunmaktadır. Cerrah Hüseyin tarafından yaptırılmıştır.Önceleri tekke olarak görev yapmış bilahare mescit haline getirilmiş, sonra camiye çevrilmiştir.İki kubbelidir ve tek giriş kapısı vardır.Sağ kubbe altı açık olup, sonradan kapatılmıştır. Kullanım alanı 110 m2 dir. GELİBOLU-ÇULHALAR CAMİİ GELİBOLU-HALLAÇ HÜSEYİN CAMİİ
Yazıcızade Mahallesinde, Mevlevihane yakınında bulunmaktadır. Eskiden Hallaç Hüseyin Mesçidi olarak hizmet vermiştir. Mescit kerpiçten yapıldığından zamanla yıkılmış, 1969 tarihinde cami koruma derneği tarafından bugünkü yeni cami yaptırılmıştır. GELİBOLU-KADI İSKELESİ CAMİİ
Alaaddin Mahallesi Eceabat Caddesi üzerinde bulunmaktadır.Bahari Kadı Zade Mehmet tarafından 1546 yılında yaptırılmıştır. Kullanım alanı 120 m2, avlusu 810 m2 olmak üzere toplam 930 m2 lik alana sahiptir. GELİBOLU-NAMAZGAH Bir açık hava camii olan Namazgah 1407 yılında Beşe oğlu İskender Bey tarafından sefere çıkan deniz tüfekçi erleri (Azepler) için yaptırılmıştır. Azepler sefere çıkacakları zaman toplu halde burada namaz kıldıkları varsayılmaktadır. Gelibolu'da boğaz ve Marmara'ya karşı geniş bir alan olan Fener meydanında inşa edilmiştir. Kendi türündeki yapıların en estetiğidir. Mihrabı bir niş içindedir. GELİBOLU-SOFÇA HALİL CAMİİ
Sofça Halil Mescidi (Gelibolu) Sultan II.Murad döneminde Sofça Halil isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Ancak geçirdiği çeşitli onarımlar nedeni ile orijinal durumundan tümü ile uzaklaşmıştır. Dikdörtgen planlı olan caminin üzerini kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Mimari ve bezeme yönünden herhangi bir özellik taşımamaktadır. GELİBOLU-YAZICIZADE CAMİİ
Hacı Bayram Veli’nin müritlerinden olan Muhammediye yazarı Mehmed-i Bican Efendi ile Ahmed-i Bican Efendi ’nin namına yaptırılmış olup Fatih devri eserlerindendir.Yazıcızade mahallesinde, bugünkü halk kütüphanesi yakınında bulunmaktadır. GELİBOLU-YAZICIOĞLU CAMİSİ
GÖKÇEADA-MERKEZ CAMİİ Çınarlı Mahallesi’nde olup 200 yıllık Osmanlı mimari örneklerini taşımaktadır LAPSEKİ-ÇARDAK YAKUP BEY CAMİİ Çardak Gazi Yakup Bey Camii 1472 yılında Abdullah Bin Hacı Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. yapısıdır. Duvarlar iki dizi tuğla ve moloz taştandır. Köşeli revaktaki sütun ve başlıklar çevredeki antik kalıntılardan yapılmıştır. Kubbe sağır ve oldukça yüksek sekiz köşeli kasnağa oturmaktadır. Minare kapısı, revağın içindedir. Bursa kemerli ve stalaktitlidir. Yapısının iç süslemesi son dönemdendir. Yalnızca mihraptaki yedi sıra stalaktit ve silmeler eski biçimini korumaktadır. Günümüzde halen ibadethane olarak kullanılmaktadır. LAPSEKİ-SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ
LAPSEKİ-UMURBEY HÜDAVENDİGAR CAMİİ Lapseki Umurbey’deki bu cami Sultan I.Murad döneminde yapılmıştır. Ancak son yıllarda yapılan onarımlarla özelliğini yitirmiştir. Bu yapının Bizans dönemine ait bir kilise üzerine yapıldığı sanılmaktadır. Caminin son cemaat yeri kilise narteksidir. İbadet mekanı iki dizi sütunların taşıdığı ahşap bir tavan ve çatı ile örtülüdür. Bu direkler Roma dönemine ait yeşil mermerdendir. Minare kaidesi orijinal olup, kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. MERKEZ İLÇE-ARAP PAŞA CAMİİ Arap İbrahim Paşa (Kurşunlu) Camii: Cami kitabesine göre cami yanan Çınarlık Camii’nin yerine 1867 yılında Biga sancağı mutasarrıfı Arap İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı yapının üzeri kubbe ile örtülüdür. Kurşun kaplı kubbesi nedeniyle adı Kurşunlu Cami olarak bilinmektedir.
MERKEZ İLÇE-FATİH CAMİİFatih (Büyük) Camii:
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462 yılında yaptırılmış olan camii zamana direnememiş- 1862 yılında Sultan Abdulaziz zamanında tamamen yenilenmiştir. Ayrıca 1904 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde tekrar onarım geçirmiştir. Her iki onarıma ait Osmanlıca kitabeler yapının dış cephesinde yer almaktadır. Caminin batısında hazire olarak adlandırılan küçük bir mezarlık yer almaktadır. Burada Sadrazam Hafız İsmail Paşa ile Sadrazam Ali Paşa’nın mezarları kallavi kavukları ile yer almaktadır.
MERKEZ İLÇE-ÇİMENLİK KALESİ CAMİLERİ
MERKEZ İLÇE-KAYSERİLİ AHMET PAŞA CAMİİ (Tatarlar Camii) Kayserili Ahmet Paşa Camii ya da halkın söylemiyle Tatarlar Camii Sarıçay'ın karşı kıyısında kalır. Kitabesi bulunmayan camii 1871 yılında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Kare planlı kırma çatılıdır. Sokağa bakan süslü çeşmesi ve bahçesindeki kare planlı piramidal çatılı gösterişli türbe ile diğer camilerden ayrılır. Kitabesine göre 1904 tarihli türbe Hıfzı Paşanın kızı Nedime Hanım'a aittir. Tavil Ahmet Ağa (Yalı) Camii:
Yalı Camii'de kare planı, kırma çatısıyla kentin önemli camilerinden biridir. Mevcut onarım kitabesinden anlaşıldığına göre Tavil Ahmet Aga tarafından yaptırılan ilk caminin yanması üzerine 1854 yılında Miralay Halil Bey'in gayretleriyle yenilenmiştir. Yanında küçük bir Haziresi (Hazîre, külliye, cami, mescid, tekke gibi dini yapıların avlularında yer alan etrafı duvar veya parmaklıkla çevrili mezarlıklara verilen isimdir) bulunmaktadır.
MERKEZ İLÇE-TIFLI CAMİİ Kare planlı kırma çatılı caminin kuzeybatı kitabesinden 1891 yılında Sultan Abdülhamit zamanında inşa edildiği bilinmektedir. Cami adını Osmanlıca “Çocuk” anlamına gelen “Tıfl” kelimesinde almaktadır. Caminin yakınında bir sübyan mektebinin olduğu mektebin günümüze kalan kitabesinden anlaşılmaktadır. Caminin batı girişinde yer alan bu kitabede mektebin Sultan Abdülaziz döneminde vali Kayserili Ahmet Paşa tarafından 1870 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
|