Kayıtlar

Çanakkale Savaşlarının Önemi

Resim
Çanakkale Cephesi’nin başta deniz harekâtı (Boğaz’ın zorlanması) ve onu izleyen kara hareketleri, kuşkusuz sıradan birer askeri operasyon ya da savaş olayları gibi irdelenemez. Boğazların (Çanakkale ve İstanbul), klasik, dar bir çerçeve ve anlamda sadece Akdeniz’in Karadeniz’e, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan su geçitleri ya da köprülerden ibaret olduğu düşünülemez. Türk Boğazları, coğrafyadan kaynaklanan durumuyla Akdeniz’in birbirinden önemli diğer stratejik değer taşıyan su geçitlerinden Cebelitarık ve Süveyş Kanalıyla da bütünleşmektedir. Böylece Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının, aynı zamanda Atlas ve Hint okyanusları gibi dünyanın diğer büyük deniz ve kıta kara parçalarını da birbirine bağlayan geniş kapsamlı jeopolitik konumuyla dünya siyaset ve ekonomisi üzerine olan etkilerini bugün de korumakta olduğu görülür. Gerçekten Türk Boğazları, uluslararası ilişkilere yön vermede, bölgesinde daima bir odak noktası oluşturmuştur. Bu nedenlerledir ki, tarihin eski dönemlerinden beri bu önem

Çanakkale Hava Savaşları

Resim
Çanakkale’de 4 uçakla faaliyet gösteren havacılarımız, sınırlı olanaklarına rağmen, son derece başarılı görevler yapmışlardır. Özellikle keşif amaçlı kullanılan bu uçaklar, çeşitli çatışmalara da girerek kara ve deniz kuvvetlerine takviyeleriyle savaş ve havacılık kavramlarının birleşmesinde basamak niteliği taşımıştır. Havacılarımız, 18 Mart 1915 günü düşman donanmasının boğaza muharebe düzeninde yaklaştığını rapor ederek, olası bir baskına mani olmuş, çıkan fırsatlardan istifade ile düşman hedeflerine yönelik büyük riskler taşıyan taarruzlar gerçekleştirmişlerdir. Türk ustaların, düşman birliklerinin üzerine havadan atılmak üzere elleriyle yaptıkları tarihteki ilk uçak bombalarını Çanakkale hava savaşlarında görmek mümkün. Bu bombalar, ahşap kutulara 100–150 adet uçak çivisi doldurulması ve bunların uçakların yanlarına bağlanmasıyla oluşturuluyordu. Düşman üzerinden uçarken kutuların kapakları açılarak, yüzlerce çivinin düşmesi sağlanıyordu. Zamanla Türk ustaları, dökme demir içerisi

Çanakkale Deniz Savaşları

Resim
Çanakkale Boğazı’na ilk saldırı, 3 Kasım 1914’te, İngilizlere ait bir savaş gemisinin Gelibolu’daki, Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, iki Fransız savaş gemisinin de boğazın Anadolu yakasındaki Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombardıman etmeleriyle başlar. Düşmanın bu saldırısı sonucu 5 subay, 80 erimiz şehit olur. 1 subay ve 20 erimiz ise yaralanır. Kesin saldırının 18 Mart günü yapılmasına karar verilen büyük deniz harbi, 19 Şubat’ta başlar. İngiliz Hükümeti’nin Akdeniz’deki filo komutanlarından Amiral Carden, 2 Mart 1915 tarihli Londra’ya çektiği telgrafta “Havalar müsait gittiği takdirde iki hafta sonra İstanbul’da olabileceğimizi ümit ediyorum.” diyordu. 19 Şubat 1915 günü Amiral Carden komutasındaki İtilaf Devletleri’ne ait çok sayıda savaş gemisinden saat 07.45 ile 17.30 arasında ilk top atışları başlar. Uzak mesafeden yapılan bombardımanla düşman donanması istediği başarıyı sağlayamaz. Fakat tabya ve top bataryalarında büyük zayiat vardır. Bataryalar kumandanı Albay Talat B

1.Dünya Savaşı Öncesi

Resim
1910 yılına kadar “Avrupa’nın hasta adamı” olan Osmanlı Devleti elindeki toprakların çoğunu kaybetmişti. Bu kayıplara bir tepki olarak Jön Türkler Hareketi doğdu, İttihat ve Terakki Cemiyeti kuruldu. 1909 yılında yeni bir Anayasa’yla parlamento ve kabine sistemli yeni idari sistem getirildi. 1913 yılında da İttihat ve Terakki Cemiyeti tüm denetimi ele geçirdi. Cemiyet, Almanlar’a karşı büyük bir hayranlık duymaktaydı. Almanlar da bu hayranlıktan yararlanarak Osmanlı toprakları içerisindeki geniş petrol yataklarını elde etme çabası içine girmişlerdir. 1899’da İstanbul’u Bağdat’a bağlayacak bir demiryolu kurmayı önerdiler. Bunun karşılığında demiryolunun her iki yanında 20km. genişliğinde bir alanın yeraltı zenginliklerini istemekteydiler. Bu proje kapsamında 1899-1914 yılları arasında 1037km. yol yapmışlardır. Bu demiryolu sayesinde Türk-Alman ilişkilerinde önemli gelişmeler sağlanmış, kısa bir süre içerisinde Alman sanayi ürünleri Osmanlı pazarına girmiş ve Almanya’nın bu pazardaki pa

Çanakkale Kara Savaşları

Resim
18 Mart hücumu, Çanakkale’nin, karadan yardım görmedikçe geçilemeyeceğini gösterdi. Müttefik güçleri, yaptıkları toplantıda karadan Alçıtepe’yi almayı ve buradan hareket ederek boğazdaki bataryaları kara üzerinden susturup, bu olay gerçekleşince de boğazı geçmeyi kararlaştırdı. Bunun üzerine, İngiliz, Fransız ve Anzaklardan kurulan 70.000 kişilik bir kuvvet, 25 Nisan 1915 sabahı Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinden karaya çıkarma başlattı. Artık tam 8 ay sürecek olan kara savaşları başlamış oluyordu. 18 Mart, bir zafer günüydü. Ama savaş daha bitmemişti. Karadan yardım görmedikçe donanmalarının Boğaz’ı geçemeyeceği sonucuna varan İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915’te çıkarma harekâtına başlayacak, karşılarında, 19. Fırka Kumandanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’i bulacaktır. Müttefik kuvvetlere ait 3 tümen ve bir tugay Seddülbahir civarına, Anzak tümeni de Arıburnu’na çıkartma yaptı. Çıkarma sırasında düşman savaş gemileri, Ertuğrul Koyuna tonlarca bomba yağdırmakta, adeta gökyüzü ile Mehm

1.Dünya Savaşı

Resim
Her çeşit milleti ve inancı bünyesinde barındıran Osmanlı Devleti, 600 yıldan daha fazla süren hâkimiyetini yirminci yüzyılın başında tamamlamak üzereydi. Dışta ve içte yaşadığı mücadelelerle zayıfladığı için giderek topraklarını ve gücünü kaybediyordu. Bu durumundan yararlanmak isteyen güçlü devletler ise Osmanlı’nın paylaşım planlarını hazırlıyordu.Osmanlı’nın “Düveli Muazzama” olarak adlandırdığı Avrupalı devletlerin aralarındaki ekonomik rekabet, 19. yüzyılda hızlanmış, 20. yüzyılın başında doruk noktasına ulaşmıştı.  Avrupa, artık sınırlarına sığmıyordu. Sömürgecilik uğruna Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya anlaşarak Üçlü İttifak’ı; bunlara karşı sömürgelerini ve çıkarlarını korumak için İngiltere, Fransa ve Rusya birleşerek Üçlü İtilaf’ı kurmuştu. Bloklaşma öncesi Rusya ile Avusturya-Macaristan, Almanya ile Fransa arasındaki çekişmeler, yer yer çatışmalara dönüşmüştü. Nitekim 28 Haziran 1914’te, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük Ferdinand ve eşinin bir Sır

Önce Helalleştiler. Sonra gittiler - Lapsekili İlçesi Beybaş Köyündem Halil ve İbrahim Onbaşı

Resim
Büyük bir sargı yeri Kocadere Köyü’nde , Kimi Urfa’lı kimi Bosnalı, kimi Sivas’lı,kimi Halepli çok sayıda yaralı dermen beklemekte, İçlerinden biri Çanakkale İli Lapseki İlçesi Beybaş Köyü’nden Halil. Son nefesinde komutanına : “ Ben…. Ben, köylüm Lapsekili İbrahim Onbaşı’dan bir mecidiye borç almıştım. Kendisini göremedim.ölmek üzereyim. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin.” Der ve ruhunu teslim eder. Ertesi gün gelen yaralılardan şehit olanların künyeleri ve üzerinden çıkan eşyalar komutana ulaştırılmıştır. Şehit künyelerinden Lapsekili İbrahim Onbaşının künyesi ve yanındaki not komutanın dikkatini çeker : “ Ben , Beybaş Köyü’nden arkadaşım Halil’e bir mecidiye borç vermiştim. Arkadaşıma söyleyin , hakkımı helal ettim. Çanakkale Valiliği Biz Değil miydik ? Sergisi 12.03.2013 Fotograf :  http://www.canakkalerehberlikhizmeti.com/index.html