Site Rengi

18.09.2020 Çanakkale, Çanakkale İli Portalı
Çanakkale | Çanakkale Tanıtım | Çanakkale Bilgiler

Çanakkale Deniz Zaferinin 98. yıldönümü törenlerle kutlandı

Çanakkale Deniz Zaferinin 98. yıldönümü törenlerle kutlandı

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. yıldönümü törenlerle kutlandı. Çanakkale’deki ilk tören sabah Cumhuriyet Meydanında Atatürk Anıtına çelenklerin konulması ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından katılımcılar 18 Mart Stadyumu’nda gerçekleştirilen törene katıldı. Mehteran bölüğünün konserinin ardından Çanakkale şehrine verilen altın madalyanın bayrağa tokası, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile devam eden tören, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Boğaz Garnizon Komutanı Tuğamiral Mesut Özel’in vatandaşların bayramını kutlaması ile sürdü.

Sahneye çıkan Doğu Türkistanlı, 5 yaşındaki Mücahit Kaşkarlı’nın, “Selamün Aleyküm” diyerek başladığı konuşmasının ardından okuduğu Çanakkale Şehitleri’ne adlı şiir, vatandaşlar ve şeref tribünündekiler tarafından uzun süre alkışlandı
Ardından ise günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmalar yapıldı. Törende sırasıyla
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan,
Boğaz Garnizon Komutanı Tuğamiral Mesut Özel
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
birer konuşma yaptılar.
Öğrencilerin, askerlerin , gazilerin ve Şehit Torunlarının resmi geçidiyle sona erdi. T
Çanakkale 18 Mart Stadyumu’nda düzenlenen törenin ardından ise Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında yer alan Şehitler Abidesi önünde ayrı bir tören daha düzenlendi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dışında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Kuvvet Komutanları, çok sayıda bakan ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin de katıldığı tören çelenklerin sunumu, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte diğer katılımcıkların günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmalarından sonra şehitlik defteri imzalandı. Denizde gemiler ile helikopterlerin resmi geçit töreninin ardından ise Solo Türk ekibinin uçak gösterini yapıldı. Başbakan Erdoğan ve katılımcımlar daha sonra şehitliği ziyaret ettikten sonra bölgeden ayrıldı. Katılımcıkların günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmalarından sonra şehitlik defteri imzalandı. Denizde gemiler ile helikopterlerin resmi geçit töreninin ardından ise Solo Türk ekibinin uçak gösterini yapıldı. Başbakan Erdoğan ve katılımcımlar daha sonra şehitliği ziyaret ettikten sonra bölgeden ayrıldı.

 

BELEDİYE BAŞKANI SAYIN  ÜLGÜR GÖKHAN‘IN TÖREN
PROGRAMI KONUŞMASI
Sayın Başbakan, Sayın Bakanlar, Sayın Vali, Sayın Milletvekilleri, Sayın Komutanlar,Değerli Konuklar, Sevgili Çanakkaleliler

98. yıl önce Anadolu’nun dört bir yanından gelen binlerce insan, bizlere bağımsız bir ülke, başı dik bir gelecek bırakabilmek için ödenmesi gereken bir bedel olduğunu ve bu bedelin de kendi yaşamları olduğunu bile bile, geri dönebilme ihtimalinin olmadığını göre göre hiç düşünmeden evlerinden, sevdiklerinden ve sonra da yaşamlarından ayrıldılar.

Bugün; Afyonlu, Mardinli, tıbbiyeli, mülkiyeli binlerce insanımızın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, hepimizin ortak geleceği için açtıkları çığırın, tüm dünya siyasetinin dengelerini değiştiren yeni bir çağın 98. yıl dönümünü kutlamak ve aziz şehitlerimizi minnetle anmak için buradayız.

Bugünü, bir devrin battığı topraklarda kazandığımız büyük zaferin yıldönümünü bizimle birlikte kutlamak, bu tarifsiz havayı bizlerle solumak üzere yurt içinden – yurt dışından Barışın Kenti Çanakkale’yi varlıklarıyla onurlandıran tüm konuklarımıza, 1915′ de 140 değişik askerlik şubesinden Çanakkale’ ye vatan savunmasına koşan şehit ve gazilerimizin torunlarına, ülkemizin değişik üniversitelerinden gelen öğrenci kardeşlerime, Çanakkale halkı adına hoş geldiniz diyor, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başbakanım,

Takdir edersiniz ki, 1. Dünya Savaşının Çanakkale Cephesinde yaşananlar hakkında söylenen sözler sessiz, yazılan kelimeler yetersiz kalır.

Çanakkale Cephesindeki çarpışmalarda askeri, beşeri tüm yönleriyle cereyan eden eşine az rastlanır yaşanmışlıklar, savaşın sonuçlarının dalga dalga yayılarak değiştirdiği dünya dengeleri, dünya var oldukça irdelenecek ve tarih sahnesinde ki ayrıcalıklı yerini daima koruyacaktır.

18 Mart 1915; gerçek bir kahramanlık destanının yazıldığı, dünden bugüne aktardığı öğretileri hiç bitmeyen, üzerinden geçen her yılda değeri daha da büyüyüp yükselen, çok önemli bir tarihtir.

Üç kıtaya yayılmış, dili – dini – mezhebi farklı binlerce insana yurt olmuş bir imparatorluktan son kalan toprakların da parçalanma noktasına geldiği o karanlık günlerde, büyük bir başkaldırıyla tüm hesaplar tersine dönmüştür.

Bu nedenle, bu topraklarda attığınız her adımda evinden, yurdundan vatan savunması için ayrılmış yiğitlerin ayak izini, gözünüzün gördüğü her yerde döktükleri teri, kanı ve verdikleri canı görürsünüz.

Bu topraklar savaşı, savaşın içinde kahramanları, kahramanların içinde kardeşliği görmüştür. Bu topraklar yaralı Anzac askerini kucaklayan Mehmetçiği, 275 kiloluk top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı’yı, Arıburnu’ n da tamamı şehit olan 57. Alayı, Mustafa Kemal Paşayla düşmana geçit vermeyen bir ulusun 1915 ruhuyla harmanlanmış gücünü görmüştür.
1915’de çarpışmaların geçtiği küçücük bir coğrafyada; Türk, Kürt, Ermeni, Çerkez bir olup yoğrulmuş, vatan savunması için hep birlikte tek vücut olarak yeniden doğmuştur.

İşte bu nedenle Çanakkale Zaferi toptan, tüfekten, donanmadan çok daha fazlasıyla; inanç, maneviyat ve vatan sevgisiyle çarpan yüreklerle kazanılmıştır. Bu öyle bir inançtır ki tüm uluslara örnek olmuş, bu öyle bir yürektir ki ölüme dörtnala koşmuştur.

Geçmişte egemen güçlerin savaş alanı olup, son derece dramatik olayların yaşandığı bu topraklar bugün şefkatli bir ana gibi dil, din, ırk farkı gözetmeden Anadolulu Mehmet’i de, Manastırlı Hüseyin Avni’yi de, İngiliz Tom’u da, Avustralya’lı John’u da bağrına basıyor, koynunda uyutuyor.

Zaman, bu hazin geçmişten gerekli dersleri çıkarıp, türlü askeri imkansızlıkların yanında açlıkla, susuzlukla da imtihan edilen ama yine de boyun eğmeyen binlerce cana layık olma zamanıdır.
O günlerin ardından, bugün bu ülkede hala kardeş kanının akıyor olması, hala anaların ağlıyor, babaların gencecik fidanlarının cansız bedeninin ardından çaresiz bakıyor olması canımızı çok yakıyor.

Sayın Başbakanım,

Çanakkale bu yıl pek çok şehidini uğurladı, pırıl pırıl gözlerle bakan şehit resimleri taktık yakalarımıza, ne çok şehit cenazesinde hakkımız helal olsun dedik hep bir ağızdan. Ama ya onların hakları, onların terörle ellerinden alınmış olan yaşam hakları, analarına, eşlerine, evlatlarına bir kez daha sımsıkı sarılma hakları ne olacak?

Bizler, hepimiz 98 yıl önce binlerce şehit vererek, bütün bedelleri ödeyerek, bu zaferi hep birlikte kazanmadık mı? Şimdi neyi paylaşamıyoruz, neyin kavgasıdır bu süren?Neden hala gencecik evlatlarımızı koruyamıyor, neden hala işgalci savaş baronlarının oyunlarına alet oluyoruz?
Ülkemizi parçalamak, ulusal birliğimizi yok etmek üzerine kurgulanmış bir oyuna daha ne kadar alet olacağız?
Yüzyıllarca kardeşlik bağlarıyla, bir arada yaşamış halklar ne oldu da karşı karşıya geldi, birbirine düşman edildi?

Tüm bu karanlık tabloya, komşularında yaşanan kaosa, dökülen kardeş kanına rağmen bölgenin güvenli tek ülkesi hala Türkiye’dir. Bunun da en önemli sebebi uzun yıllardır bir arada yaşamış halkların oluşturduğu güçlü vatandaşlık bağlarıdır.

Bu topraklarda savaşta ve barışta kader birliği yaptığımız kardeşlerimizle bizi ayırmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Her birimiz bu vatanın kopmaz bağlarla birbirine eklenmiş parçasıyız, kökleri Anadolu kadar eski bu bağları, kardeşliğimizi teröre kurban etmeyelim, susturalım silahların sesini barış haykırışlarımızla.

Sayın Başbakanım,

Ülkemizde yaklaşık 30 yıldır süren terör olayları nedeniyle çok canlar yandı çok ocaklar söndü, maddi manevi büyük kayıplar verildi. Artık barışı, ülkede huzur ve güvenliği tesis etmesini arzuladığımız süreci yakinen takip ediyor, bu süreçte herkese büyük sorumluluk ve soğukkanlılık görevi düştüğünü biliyoruz.

Bu bilinçle Belediye Başkanlığı görevinin yalnızca alt ve üst yapı yapmaktan ibaret olmadığını, çok daha büyük ve derin sorumluluklar getirdiğini, yeri gelince cesurca bir adım öne çıkmayı gerektirdiğini de bilerek kardeşlik ve barış ortamına da katkı sunmaya çalışıyoruz.

Barışın uzaklaşmasına dur demek için Barışın Kenti Çanakkale’den gelecek katkının çok anlamlı ve önemli olacağına olan inancımızla, ülkemizin farklı coğrafyalarından, farklı kültürlere sahip insanlarımızla Çanakkalelileri bir araya getirmeye çalışıyoruz.

Birbirimizi anlamanın, farklılıklarımızı zenginlik olarak kabullenmenin, barışın yolunun diyalogdan, dokunmaktan geçtiğinin inancıyla iki yeni kardeş edindik.

2010 yılında Tunceli’nin Pülümür İlçesi Kırkmeşe Köyü ile kardeş olduk. Kırkmeşe Köyü’nün çağdaş, demokrat, aydınlık insanları geçtiğimiz yıl 18 Mart Törenlerinde bizimleydi, biz bahar şenliklerinde halay çekerken Kırkmeşe Köyü’ n de onlarlaydık.

Ülkemizin tüm kentleri, köyleri biliyoruz ki zaten kardeştir, ama bizler barış mesajlarımızı yaymak için, barışa katkı sunmak için din, mezhep, dil, ırk farkı söylemlerinin kışkırtıldığı bir ortamda, siyasi farklılıkları, doğabilecek tepkileri gözetmeksizin 2011 yılında da Diyarbakır’ın Sur Belediyesi ile kardeş olduk.

Sur’lu çocuklar Çanakkale’de ilk kez denize girip, festivalimizde yöresel oyunlarını sergilediler. Şehitliklerimizi gezdirdik onlara, yaşlı gözlerle yüzlerce, binlerce Mehmet’in arasından, hemşerilerini aradılar. Anladık ki Mehmetin Aydınlısı, Urfalısı, Muşlusu yok, tüm Mehmetler bir Çanakkale’ de.

Bizler de Diyarbakır’ da onlara konuk olduk, Sur’da aynı sofrayı, aynı halayı paylaştık.Gördük ki yok birbirimizden farkımız, anladık ki yok barıştan başka bir şartımız, hepimizin gözünde barış, gönlünde barış dolu günlere özlem var.

Barış içinde yaşayabilmemiz için, öncelikle barışa, barışın tek çıkar yol olduğuna inanmamız, barışı tüm benliğimizle istememiz, barışa giden yolu hep birlikte, dışında hiç kimse kalmadan 75 milyon taşla bezememiz şarttır.

Barışın Kenti Çanakkale’de birlik, beraberlik, hoşgörü ve barış içerisinde yaşayan herkes biliyorum ki ülkemizin barış ve huzur dolu günlere kavuşması adına benimle aynı düşüncedeler ve inanıyorum ki üzerlerine düşeni yapmaya hazırlar. Buna tüm kalbimle inanıyor ve böyle bir kentin Belediye Başkanı olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum

Sayın Başbakanım,

Çanakkale Savaşlarının 100. yılını idrak edeceğimiz 2015 yılına özünde barış olan projelerle hazırlanıyor, savaşın küllerinden barışın nasıl vücut bulduğunu tüm dünyaya göstermek istiyoruz.
Çanakkale Savaşlarının 100. yılını, verdiğimiz kayıpların ödediğimiz bedellerin hatırına, bu topraklarda can vermiş tüm yurttaşlarımızın torunlarıyla el ele, gönül gönüle barış meşaleleri ile anmak istiyoruz.

Değerli konuklar, Sevgili Çanakkale’ liler, bizlere inandıkları uğruna mücadele ve bağımsız olma ruhunu miras bırakan başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere, ülkemizin varlığı, bütünlüğü ve esenliği için bugün de bir an olsun düşünmeden canını hiçe saymış tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor, hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. yıl dönümünü anma törenlerini teşrifleriyle onurlandıran, başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, Bakanlarımız ve Milletvekillerimiz olmak üzere ve kentimizi varlıklarıyla onurlandıran tüm konuklarımıza Barışın Kenti Çanakkale halkı adına şükranlarımı sunarım.

Ülgür GÖKHAN
Çanakkale Belediye Başkanı
18 Mart 2013 Çanakkale

Kaynak : http://www.canakkale.bel.tr/bpi.asp?caid=226&cid=16759

——————————————

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’nın 18.03.2013 Günü Çanakkale Deniz Zaferinin 98. yıldönümü törenlerlerinde Çanakkale İlinde Yaptığı Konuşmalar

“Bizim milliyet anlayışımızın çerçevesi Çanakkale’de çizilmiştir”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Bizim millet anlayışımızın, milliyet anlayışımızın, milliyetçilik anlayışımızın çerçevesi, sınırları Çanakkale’de çizilmiş, milliyet kavramı Çanakkale’de ruhunu, özünü, kökünü bulmuştur” dedi.

Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. Yıl Dönümü dolayısıyla 18 Mart Stadyumu’nda düzenlenen törende konuşma yaptı.

Şehitler Günü vesilesiyle Çanakkale kahramanlarını, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere vatanı bayrağı için canını veren tüm şehitleri rahmetle, minnetle yad ettiğini belirten Erdoğan, ”Allah tüm şehitlerimizden razı olsun, mekanlarını cennet eylesin diyerek bugün bir kez daha tüm şehitlerimize Fatihalarımızı, dualarımızı yolluyoruz” dedi.

“SİLİNMEYECEK BÜYÜK BİR DESTAN”

Mehmetçiğin 98 yıl önce Çanakkale’de canıyla kanıyla hiç bir zaman silinmeyecek büyük bir destan yazdığını, bu büyük destanı kahramanlığıyla, fedakarlığıyla, gözü karalığıyla, vatan ve millet sevgisiyle yazdığını ifade eden Erdoğan, ”Ancak şunu özelikle bilmenizi isterim ki Mehmetçik, Çanakkale destanını az önce küçük, küçücük Mücahidimizin okuduğu o Çanakkale Şiirindeki inceliğiyle, oradaki o girift heyecan dolu coşkuyla yazdı. En çok da tüm dünyanın mazlumlarının dualarıyla o duaların kabul edilmesiyle o duaların verdiği güçle ilhamla yazdı” dedi.

Kabil’in, Kandahar’ın, Belh’in, İslamabad’ın, Dakar’ın, Bakü’nün, Tebriz’in minberlerinden 1915 yılında Mehmetçik için dualar edildiğini, Saraybosna’nın, Üsküp’ün, Prizren’in, Tiran’ın, Rabat’ın, Tunus’un, Kahire’nin mihrapları önünde Mehmetçik için gözyaşları içinde dualar edildiğini, Mekke, Medine ve Kudüs’te ellerin semaya açıldığını, gözlerden yaş, dillerden dualar döküldüğünü, Mehmetçiğin muzaffer olması için Allah’a yalvarıldığını anımsatan Erdoğan, en doğuda Avustralya’da en batıda Arjantin’de insanların mallarını, canlarını, en önemlisi de dualarını Mehmetçiğe gönderdiklerini söyledi.

“DUA BOYUTUYLA DA SON DERECE ÖNEMLİ”

Çanakkale Deniz Zaferi’nin birçok boyutuyla olduğu kadar dua boyutuyla da son derece önemli olduğunu, üzerinde son derece dikkatle düşünmeyi gerektirdiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Sevgili kardeşlerim, şu hususu özellikle vurgulamak istiyor, bunun üzerinde özellikle durmanızı sizlerden rica ediyorum. Bakınız, Çanakkale Zaferi bir etnik kökenin, bir ırkın, bir kavmin zaferi değildir. Çanakkale Zaferi Türkiye’nin, Anadolu ve Trakya’nın olduğu kadar, dünya üzerindeki tüm kardeş milletlerin, kardeş halkların, yeryüzündeki tüm kardeşlerimizin zaferidir. Bu büyük zafer karşısında İstanbul ne kadar sevindiyse inanın Diyarbakır da o kadar sevinmiştir. Bu muhteşem kahramanlık karşısında İzmir ne kadar iftihar ettiyse Beyrut, Şam, Bağdat o kadar iftihar etmiştir. Burada Çanakkale’de kanla yazılan destan Ankara’nın, Trabzon’un, Antalya’nın, Van’ın, Kars’ın, Batman’ın yüreğine nasıl ferahlık verdiyse, inanın en az o kadar Sana’nın, Mogadişu’nun, Hartum’un, Trablus’un, Şam’ın, Halep’in yüreğine de aynı derecede ferahlık vermiştir.”

Bu yılın ocak ayında Afrika kıtasının ortasındaki Senegal’e ziyaretini anlatan Erdoğan, bugünün imkânlarıyla uçakla 4 saatte gidilen Senegal’den 1915’de gemilerle buraya asker taşındığını hatırlattı.

Başbakan Erdoğan, hemen hemen tamamı Müslüman olan Senegallilere, ”Müslümanların yanında ve safında savaşmaya götürüyoruz” denilmesine rağmen, bu kişilerin kandırılarak Çanakkale sırtlarına getirildiğini söyledi. Senegallilerin Osmanlı cihan devletini savunacaklarını, Mehmetçik ile omuz omuza savaşacaklarını zannederken Çanakkale’ye, cepheye geldiklerinde düşman sandıkları tarafta okunan ezanları duyunca kandırıldıklarının ve aldatıldıklarının farkına vardıklarını anlatan Erdoğan, ”Hemen oracıkta silahlarını bıraktılar ve ‘biz Osmanlı’ya karşı savaşmayız, biz Müslüman kardeşlerimize karşı savaşamayız’ dediler. Senegallilerin ellerinden silahlarını aldılar. Onları geri cephelere çektiler ve sonra da memleketlerine geri gönderdiler. İşte Çanakkale Deniz Zaferi bunun için önemlidir” diye konuştu.

MİLLİYET KAVRAMI ÇANAKKALE’DE RUHUNU BULMUŞTUR”

Çanakkale Zaferi’nin Mehmetçiğin kahramanlığında abideleşen bir zafer olduğunu vurgulayan Erdoğan, aslında bunun sadece Mehmetçiğin değil tüm dünya mazlumlarının zaferi olduğunu belirtti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

”Çanakkale bizim nasıl bir millet olduğumuzu, bizim nasıl bir ve beraber olduğumuzu, kardeş olduğumuzu bize tekrar tekrar anlatan muhteşem bir destandır.

Bizim millet anlayışımızın, milliyet anlayışımızın, milliyetçilik anlayışımızın çerçevesi, sınırları Çanakkale’de çizilmiş, milliyet kavramı Çanakkale’de ruhunu, özünü, kökünü bulmuştur.

Gittiğim her yerde, her şehrimizde, her vatandaşımıza Çanakkale’yi, buradaki destanı, buradaki şehitliklerimizi anlatıyorum. Bakınız 10 yıl öncesine kadar Çanakkale’ye, şehitliklerimize yılda 200-250 bin ziyaretçi geliyordu. Ama şimdi bu rakam 2-2,5 milyona çıktı. Neden? Her yönüyle şehitliğimizin şanına yakışır düzenlemeleri yaptık. Daha da yapıyoruz, yapacağız. Bu rakam inanıyorum ki milyonlarca rakama ulaşacak. Çünkü bizim şehitliklerimiz bizim millet olarak kimliğimizdir, kimlik kartımızdır. Burada tarihin akışını değiştirecek, tarihe yön verecek bir destan yazılırken aynı zamanda bizim millet ve milliyet anlayışımızın da adeta manifestosu yazılmıştır. Ben istiyorum ki bütün Türkiye illeriyle, ilçeleriyle, köyleriyle, yaşlılarıyla gençleriyle gelsinler Çanakkale Şehitliğini ziyaret etsinler. Ben istiyorum ki tüm Türkiye gelsin Çanakkale şehitliklerinde, o şahidelerde, o mezar taşlarında yazan isimleri, oradaki şiirleri okusunlar. Ben istiyorum ki sadece Türkiye değil, Balkanlar’ın, Afrika’nın, Ortadoğu’nun, Orta Asya’nın gençleri, çocukları da gelsinler, onlar da burada dedelerini bulsun, dedelerini tanısınlar.”

“81 İL TEK BİR MİLLET OLARAK..”

Başbakan Erdoğan konuşmasında, şehitliklerde İstanbullunun yanında Diyarbakırlının, İzmirlinin yanında Bitlislinin, Bingöllünün yanında Rizelinin, Batmanlının yanında Aydınlının, Erzurumlunun yanında Edirnelinin mezarlarının bulunduğunu, 81 ilin tek bir millet olarak aynı mezar içinde birbirine kardeş olduğunu söyledi.

Şehitliklerdeki mezar taşlarında sadece 81 ilin değil, Bağdat, Şam, Kudüs, Bakü, Saraybosna, Üsküp, Gazze, Gümülcine ve Batum’un da olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

”Biz Gazze ile Ramallah’la, Nablus’la, Kudüs’le yakından ilgileniyoruz. Çünkü Çanakkale Şehitliklerinde o şehirlerden gelmiş askerlerin mezarları var. Biz, Halep’le, İdlip’le, Hama’yla, Humus’la, Şam’la yakından ilgileniyoruz. Çünkü Çanakkale Şehitliklerinde onların dedelerinin mezarları var. Biz Kuzey Afrika’yla, Balkanlar’la, Kafkasya’yla bir kardeşlik, bir dayanışma temelinde yakından ilgiliyiz. Zira Anafartalar’da, Arıburnu’nda onların izleri var.

Çok açık söylüyorum, Çanakkale’yi anlayamayan, Türkiye’yi asla anlayamaz. Çanakkale ruhunu anlayamayan milleti de anlayamaz, milliyeti de anlayamaz, milliyetçiliği de anlayamaz. Çanakkale’deki dayanışmayı, azmi, fedakârlığı anlayamayan, bu ülkenin, bu milletin kardeşliğini de anlayamaz. Biz, millet olarak 18 Mart 1915’de Çanakkale’de adeta yeniden doğduk. Tarih sahnesinde yerimizi yeniden aldık. 98 yıl sonra bugün de Çanakkale’den ilham alarak millet ve milliyet şuurumuzu daha ileri taşıyacağız. Çanakkale’den, buradaki şehitlerimizden ders alarak kardeşliğimizi daha da yüceltecek, daha ileri seviyelere taşıyacağız. 98 yıl önce canlarını toprakları, bayrakları, dinleri, imanları, namus ve şerefleri için seve seve vermiş dedelerimizden güç alarak, güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.”

“100. YILDA MUHTEŞEM ANMA”

Erdoğan, 98 yıl önce Çanakkale’de millet, kardeş bir ve beraber olunduğunu belirterek, ebediyen bu kardeşliğin muhafaza edileceğini, şehitlerin aziz emanetine sahip çıkılarak, kardeşlikle, geleceğe yürüneceğini söyledi. Başbakan Erdoğan, ”Onun için tek millet diyeceğiz, onun için tek bayrak diyeceğiz, onun için tek vatan diyeceğiz, onun için tek devlet diyeceğiz. Geleceğe böyle yürüyeceğiz” diye konuştu.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 98. yıl dönümünün ülkeye, millete ve tüm kardeş coğrafyalara kutlu ve mübarek olmasını dileyen Erdoğan, 2015 yılında zaferin 100. yılının kutlanacağını hatırlattı. Erdoğan, 100. yılda çok daha muhteşem bir anma töreni gerçekleştirmeyi planladıklarını aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

”Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Çanakkale şehitlerimizi ve tüm şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Sözlerimin sonunda bütün şehitlerimize, özellikle de Çanakkale şehitlerimize Mehmet Akif’in duasıyla şöyle seslenmek istiyorum; ‘Millet için etti mi ordum sefer/ Kükremiş arslan kesilir her nefer/ Döktüğü kandan göğe vursun zafer/ Toprağa bir damlası boşa akmasın/ Amin desin hep birlikte yiğitler/ Ey ulu Peygamberimiz neredesin/ Dinle minaremde öten gür sesin/ Gel, bana yar ol ki cihan titresin/ Kimse dönüp süngüme yan bakmasın/ Amin desin hep birden yiğitler/ Allahu ekber gökten şehitler/ Amin, Amin, Allahu ekber’. Allah onlardan razı olsun. Mekânları cennet olsun, kardeşliğimiz, birliğimiz daim olsun diyor hepinizi sevgiyle, saygıyla, selamlıyorum.”

ŞEHİTLER ABİDESİ’NDEKİ TÖREN

Başbakan Erdoğan daha sonra Ecebat’taki Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törene katıldı.

Başbakan Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Çanakkale Deniz Zaferi’nin tarihteki önemini dile getirdi.

”Çanakkale’nin muzaffer kumandanlarından olan Gazi Mustafa Kemal’in ifadesiyle, uzak diyarlardan Çanakkale’ye gelen ve burada hayatını kaybeden, artık bizim topraklarımızın evladı olan askerlerin de vatanlarına buradan selamlarımı iletiyorum” diyen Erdoğan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin, kadim tarih içinde tıpkı Malazgirt Zaferi, İstanbul’un fethi gibi Mohaç, Niğbolu, Çaldıran gibi çok önemli bir dönüm noktasını teşkil ettiğini vurguladı.

Çanakkale Zaferi için bugüne kadar çok şey söylendiğini ve çok şey yazıldığını anımsatan Erdoğan, merhum Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Destanı’nın bile tek başına buradaki kahramanlığı, fedakârlığı başka söze gerek kalmayacak şekilde, hafızalara kazıdığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, önemli bir görev için Hicaz’da bulunan Mehmet Akif Ersoy’un, Çanakkale Savaşı’nın zaferle sonuçlandığı haberini aldıktan sonra ”Çanakkale Destanı” isimli eserini nasıl kaleme aldığını anlattı.

Akif’in, zafer müjdesini aldıktan sonra kendinden geçtiğini ve ağlayarak bu haberi veren Eşref Bey’in boynuna sarıldığını ifade eden Erdoğan, Allah’a bu destanı yazma imkânını bahşetmesi için dua eden şairin, günlerce vecd içinde kimseyle konuşmadan Çanakkale Destanı’nı yazdığını söyledi.

Bir milletin destanını anlatan Çanakkale Destanı’ndan sadece iki dizeninin Çanakkale’yi özetlemeye yettiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

”İşte şurada gördüğümüz tablo ve arkasındaki kabristan şehitlikte, Akif adeta onları tanımlıyor. ‘Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.’ Evet, burada yanı başımızda istirahat eden binlerce, on binlerce şehit kendilerine kefen biçilemeyecek kadar aziz, tarihe sığmayacak kadar büyüktürler. Çünkü onlar ölmediler. Onlar diridirler ama biz bilemeyiz. Buradaki aziz şehitler tek bir ırkın, tek bir kavmin, tek bir kabilenin mensupları değil. Onlar büyük bir milletin evlatları, büyük bir milletin mensupları, daha da önemlisi büyük bir milletin mimarlarıdır. Yanı başımızda istirahat eden şehitler, 98 yıl önce 1915’te bizim millet tasavvurumuzu şekillendiren kahramanlardır. Onlar Türkiye’nin her ilinden, her ilçesinden ve köyünden oldukları kadar bugün Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Afrika kıtasında bulunan kardeş ülkelerin ve halkların da evlatlarıdır. Ayrıca onlar Avustralya’dan Arjantin’e, İslamabad’dan Saraybosna’ya kadar geniş bir coğrafyadaki kardeşlerinin dualarına mazhar olmuş yiğitlerdir. Çanakkale bizim tek bir millet olma destanımızın abidesidir. Çanakkale bizim 780 bin kilometre kare içinde kardeşliğimizin kanla yazıldığı yerdir.”

Buradaki kabristanda Türk, Kürt, Laz, Boşnak, Arnavut ve Gürcü’nün de yattığını anımsatan Erdoğan, ”Velhasıl bu değerlere inanmış herkes var” dedi.

“ŞEHİTLERİMİZİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUZ”

Başbakan Erdoğan, Çanakkale’nin, tarihin şanlı bir zafer sayfası olduğu kadar, bugünün ve geleceğin rehberi, ışığı, haritası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz, tıpkı onlar gibi, bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor. Onun için biz şunu söylüyoruz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz ve bu uğurda mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Onların aziz hatırasına halel getirecek her girişimin karşısında, tıpkı onlar gibi, onların birer evladı olarak göğsümüzü siper edeceğiz. Onların kanlarıyla yazdıkları kardeşliği en güçlü şekilde muhafaza edecek, geleceğe taşıyacağız. Çanakkale şehitlerimizin, onlar gibi nice şehit ve gazilerimizin ruhunu muazzep etmeyecek, onlardan miras olarak devraldığımız emaneti hakkıyla ve layıkıyla geleceğe taşıyacağız.

Çanakkale ruhuyla tek bir millet olarak, kardeş olarak geleceğe emin adımlarla ilerleyeceğimize, Türkiye’mizi büyüteceğimize, milletimizi yücelteceğimize dair ahdimizi şehitlerimiz huzurunda yineliyor, Allah onlardan razı olsun diyorum.”

Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin, 99. ve 100. yıl etkinliklerinde tekrar buluşmayı umduğunu dile getirerek katılımcılara teşekkür etti.

”OCAK-MEHMETÇİĞİN DÜNYASI” SERGİSİ

Bu arada Anadolu Ajansı tarafından Genelkurmay Başkanlığı’nın katkılarıyla hazırladığı Mehmetçiğin hayatını anlatan ”Ocak-Mehmetçiğin Dünyası” fotoğraf sergisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, kuvvet komutanları ve Bakanlar tarafından ziyarete açıldı.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi’ndeki serginin açılış törenine Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Murat Bilgel, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile bazı milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARIYLA YEMEK

Başbakan Erdoğan, Çanakkale programı çerçevesinde şehit ve gazi yakınları ile sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

Başbakan Erdoğan, Çanakkale Valiliği tarafından şehit ve gazi yakınları ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerine verilen yemeğe katıldı.

Kaynak : http://www.basbakanlik.gov.tr/Forms/pActuelDetail.aspx

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Yandex.Metrica