Site Rengi

18.09.2020 Çanakkale, Çanakkale İli Portalı
Çanakkale | Çanakkale Tanıtım | Çanakkale Bilgiler

Çanakkale Turizmi değerlendirildi

Çanakkale Turizmi değerlendirildi


Çanakkale Valiliği tarafından organizasyonu gerçekleştirilen “2012 Turizm Zirvesi” geniş bir katılımla 27.01.2012 günü Kolin Otel’de yapıldı.

Adalet ve Kalkınma Partisi Çanakkale Milletvekili İsmail Kaşdemir, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Vali yardımcıları, kaymakamlar, işadamları ve turizmcilerin katıldığı zirvede Çanakkale turizmi için yapılabilecekler ele alındı.

Zirvede konuşan Vali Güngör Azim Tuna, ilin turizmiyle ilgili yaptığı geniş kapsamlı değerlendirmede şunları kaydetti “ İlimizin değerlerinin markalaşması turizm değerlerinin uluslararası pazarlara sunulması, turizm stratejilerinin belirlenmesi maksadıyla ilkini gerçekleştirdiğimiz “2012 ÇANAKKALE TURİZM ZİRVESİ” ne hoş geldiniz.

Bu gün bu toplantı vesilesi ile sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Turizm sektöründe kamu kesimi olarak bizler, özel sektörün ve sivil toplumun işbirliğiyle stratejik planlamamızı yönetişim ilkesi çerçevesinde birlikte yaparak sürecin yönetimi ve uygulamasında sektörün önüne bir yol haritası koymayı hedefliyoruz. Bu organizasyon, siz değerli katılımcılarımızın görüş ve önerilerinin dile getirilip tartışılacağı bir beyin fırtınası ya da bir arama konferansı formatında bir birliktelik olarak bu yol haritasının netleşmesinde önemli katkıları olmasını beklediğimiz bir zirvedir. Bu nedenle bu toplantıda fikir, öneri, politika, örnekler, strateji ve çözümler üretmeliyiz. Burada durum tespitleri yaparak potansiyellerimizi, eksikliklerimizi, yanlışlarımızı çok iyi ortaya koymalıyız. Dünyadaki başarılı turizm politikaları, markaları, şehir tanıtımları konusundaki iyi uygulama örnekleriyle mukayese yapmalıyız. Biz düzenlemekte olduğumuz bu zirvede sektörün tüm aktörleri ile, kamusal-yerel-sivil ve özel aktörlerle potansiyelimizi, yapabileceklerimizi, yaptıklarımızı, güçlü ve zayıf yanlarımızı, işbirliğini masaya yatıracak, tartışacak, önerileri ciddiyetle değerlendirecek ve Çanakkale için yapılabilecekleri yüksek sesle düşüneceğiz.

Değerli misafirler, Kalkınma ve gelişmenin planlı ve sağlıklı olması esas olmalıdır. İlimizin Turizm Stratejisini belirlemek için yapmakta olduğumuz ve yapacağımız çalışmalar, ilimizin doğal, kültürel, tarihi ve coğrafi değerlerini koruma-kullanma dengesi içinde kullanmayı ve turizm alternatiflerini geliştirerek ilimizin turizmden alacağı payı arttırmayı hedef almalıdır. Ülkemizin Turizm Stratejisi ve vizyonuyla da uyumlu olmasını arzu ettiğimiz bu stratejik çalışmayla turizm kaynaklarımızın nokta olarak planlanmasının mı daha uygun olacağı, yoksa gelişim aksları boyunca turizm koridorları, turizm bölgeleri şeklinde ele alınmasının mı tercih edileceği ortaya çıkacaktır. İkinci yaklaşımda, turizm potansiyeli olan bölgelerin diğer alternatif turizm türleri ile cazibesinin artabileceği, geliştirilecek turizm gelişim aksları üzerinde turizm yatırımı yapmayı planlayan yatırımcıların kıyı turizmi ve diğer alternatif turizm türlerinden de yararlanarak bu alanlarda yatırım yapabilecekleri değerlendirilmektedir. Örneğin, sağlık ve termal alanda potansiyeli olan noktalar ile kültürel açıdan önemli yerlerin tek tek ele alınmasından çok bunların birbiriyle entegrasyonu sayesinde daha cazip ve güçlü alternatif varış noktaları ve güzergahlar oluşturulabileceği düşünülmektedir. Güçlü bir turizm güzergahı ve bölgesel varış noktası oluşturulması ile bu bölgeler içinde zayıf kalan yerleşmelerin kültür, el-sanatları, yeme-içme tesisleri ve konaklama imkanları ile güçlenmeleri de sağlanmış olacaktır. Turizm sektörü, tanıtım ve pazarlama aşamalarında da varış noktaları bazında tek elden organize edilerek, yöresel yatırım, tanıtım ve pazarlama imkanlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi ve dengelenmesi mümkün olabilecektir.

Turizmin genel sorunlarına baktığımızda, tanıtma ve pazarlamada darboğazdan her zaman şikayet edilmektedir. 2023 Turizm Stratejisi ile tespitler yapıldığı ama uygulamaya geçilemediği, destinasyon yönetimi kavramının benimsendiği ancak hayata geçirilemediği, mevcut alt yapı sorunlarının planlı olarak üstüne gidilemediği, turizmin çeşitlenmesi ve tüm yıla yayılması stratejilerinin yeterince işlenemediği, turizmin beslediğinden söz edilen onlarca sektörün de paydaş olarak mekanizmadan soyutlanmaması gerektiği, yerel yönetimlerin bugüne kadar devre dışında kalmasının büyük bir eksiklik olduğu gibi hususlar her zaman dile getirilmektedir. Bu arada yeri gelmişken, turizm sektörünün sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından kıyılarda ve çevresinde aşırı yığılma, çarpık kentleşme/yapılaşmanın önlenerek yetersiz altyapı ve çevre sorunlarıyla mücadele edilmesi hususunda başta kamu otoritelerine (yerel yönetimler, belediye, muhtarlık ve özel idareler) büyük görev düştüğünü belirtmek isterim. Yapılacak planlama ve geliştirme çalışmalarıyla, kıyı şeridiyle kıyı gerisindeki alanların ve hatta yerleşmelerin bir bütün olarak planlanması, turizm çeşitliliğinin arttırılması, mevcut yerleşmelerin iyileştirilmesi ve dönüşümlerinin sağlanması da mümkün olabilecektir.

Bu toplantıda, sektörün en heyecanlı aktörleriyle yani sizlerle, öneri, strateji ve çözümler üretecek, bunu uygulamaya koymanın yollarını tartışacak, şartlarını oluşturacağız. Tabii, böylesi bir toplantıdan çıkan “ Ortak Akıl” kararlarının bir turizm stratejisi olarak hayata geçmesinin ve uygulanmasının hem destekçisi hem de takipçisi olacağız. Yapacağımız Planlama çalışması, esnek, şeffaf, ve hesap verebilir, yönetim ve uygulama etaplarında katılımcı ve sürdürülebilir gelişim niteliklerine sahip bir anlayışla yürütülecektir. Çanakkale Valiliği olarak sadece turizm sektörü değil her sektör için bu çalışma yöntemini deneyeceğiz. Bugün turizm için görüşü olan her kesimi ve herkesi dinlemeliyiz. Bu salonda turizm ile doğrudan ve dolaylı ilgisi olan sektörün tüm temsilcileri ile birlikteyiz. Otobüs işletmelerinden butik otel sahiplerine, iş adamlarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza, kaymakam ve belediye başkanlarımızdan üniversite ve medyamızakadar herkes bu salonda bulunmaktadır. Şunu özellikle ifade etmeliyim ki bu toplantı belirli periyotlarla düzenlenecek olup her toplantı bir rapora dönüştürülecektir.

Değerli misafirler, Çanakkale ülkemizin en batısında içinden boğaz geçen, bozulmamış doğası, 671 km.lik temiz kıyıları ve 11 ilçesiyle, keşfedilmeyi ve geliştirilmeyi bekleyen birçok zenginliği barındıran ülkemizin gurur kaynağı bir ilimiz. Bu gün artık bize düşen hep birlikte Çanakkale’yi Kuzey Ege’nin Batı Marmara’nın en tercih edilen destinasyonu haline getirmektir. İlimiz değişik turizm türleri açısından eşsiz imkanlara sahiptir. Kıyı turizmi, termal turizm, dağ ve doğa turizmi, kırsal ve eko turizm bunlardan bazıları. Bunların yanında kongre ve fuar turizmi, yat turizmi kruvaziyer turizmi gibi turizm türlerinde de potansiyele sahip olduğumuz ancak henüz yeterli çalışma yapamadığımız alanlar bulunmaktadır. Gururla ifade ediyorum ki nüfusumuzla, coğrafi büyüklüğümüzle kıyaslanmayacak bir kültür, tarih, mitolojik ve turistik öneme sahip bir ilimiz var. Tam 5 bin yıldır tarihe tanıklık ediyoruz bu coğrafyada. Adeta bir destanlar kenti Çanakkale… Mitolojik Troia destanından yakın geçmişimizin şanlı Çanakkale destanına kadar yaşanan olaylara ev sahipliği yapmış bir kent. Yerli ve evrensel değerler toplamı. Dünya Kültür Mirasının en önemli parçası, UNESCO’nun (BM, Bilim, Eğitim, Kültür Örgütü) 1998’de Dünya Kültür Miras listesine koyduğu Troia Antik Kenti ilimizde… Paris’in kenti Parion, Felsefeci Aristo’nun felsefe okulu açtığı Assos Çanakkale’mizde. Büyük kahramanlık destanlarının yazıldığı 1915’te 253 bin vatan evladının yattığı dünyanın en büyük kabristanlığı Çanakkale’de…

Değerli misafirler, Bilindiği gibi son zamanlarda;

Gelibolu Mevlevihanesi turizmin hizmetine sunulmuştur. Çanakkale valiliği olarak “Balkan coğrafyası Çanakkale’de buluşuyor” sloganıyla ilki gerçekleştirilen Şeb-i Aruz törenleri kapsamında bir çok üst düzey bakan, milletvekili ve kanaat önderi katılmıştır. Her geçen yıl bu etkinlikler daha yoğun katılımlı hale gelecektir. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında Hükümetimiz tarafından şehitliklerimizin ihyası kapsamında yapılan yatırımlarla yerli ve yabancı ziyaretçi sayısı bir hayli artmıştır. 18 Mart 2012 tarihinde açılması planlanan Kabatepe Simülasyon Merkezi ve yine yapımı düşünülen 1915 panorama müzesi ve ciddi mesafeler alınan Troya Müzesinin de tamamlanmasıyla 5 milyon turistin gelmesini hedefliyoruz. Bozcaada ve Gökçeada’nın deniz ulaşımında modern ve konforlu imkanlara kavuşması ve Gökçeada’nın organik yaşam ve yelken sporlarıyla anılması, Bozcaada’nın kruvaziyer turizm ile anılıyor olması ilimiz için sevindirici gelişmelerdir. 18 Mart Deniz Zaferi ve 24-25 nisan Çanakkale Savaşları’nın anma ve kutlama törenlerine daha çok izleyici katılmasını sağlayacak çalışmalar yapılmakta bu kapsamda 100. yıl ajansı kurulması gündemdedir. Dış ve iç pazarlara yönelik çalışmalar yapılmakta bu kapsamda Valiliğimce İzmir’deki Travel Turkey fuarına katılım gerçekleşmiş olup ilimizin tanıtımı gerçekleşmiştir. 9 ve 12 şubat 2012 tarihlerinde gerçekleşecek olan EMITT Fuarına ciddi hazırlıklarla gidiyoruz. Yaklaşık yüz bin liranın üzerinde ödenek ayırarak ilimiz için her türlü tanıtım faaliyetini burada gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda ulusal ve uluslar arası fuarlara Çanakkale olarak bir ekip ruhuyla takım olarak gitmeyi arzu ediyoruz. Değerli misafirler, Ülke olarak bir turizm atağında olduğumuz bir gerçek. 2011 yılı sonu itibariyle 31.4 milyon turist alan, 25 milyar $ turizm geliri elde eden, Cumhuriyetin 100. Yılında önüne hedef olarak 50 milyar $ turizm geliri koyan, ziyaretçi sayısı olarak dünyanın ilk 5 ülkesi olmayı amaçlayan, turizmin global aktörü Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından birindeyiz. Çanakkale’deyiz.

Eşsiz güzellikte boğaza sahip, üzerinde dünyanın bildiği iki önemli savaşın geçtiği, bozulmamış doğası, kirlenmemiş denizi, saklı cennet adaları, mitolojik kaz dağları, dünya kültür mirası Troia’sı, ekolojik ürünleri, endemik florası, termal kaynakları, Gökçeada’sı, Bozcaada’sı, Assos, Ayvacık, Küçükkuyu, Gelibolu, Eceabat Biga, Lapseki, Bayramiç, Yenice, Çan’ı, Mevlevihane, Halimbey Köşkü, Hadımoğlu Konağı, Kilitbahir Kalesi, Kabatepe Simülasyonu ile bu zenginliklerimizi Dünya’ya nasıl aktarabiliriz, nasıl sunabiliriz?

Derdimiz budur.

İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün de vermiş olduğu ziyaretçi sayılarını, geceleme sürelerini nasıl daha yukarılara çekebiliriz? Muradımız budur. Tüm bunları gerçekleştirebilecek bilgiye, birikime, arzu ve heyecana sahibiz. Görülmesi prestij sayılabilecek “Marka” şehirler sıralamasında olabiliriz, olmalıyız. Yerli ve yabancı ziyaretçileri bu kentte ve tabi ki turizme bağımlı hale getirebilecek potansiyele sahibiz, olmalıyız. Kentleri birbirinden ayıran, benzerlerinden farklı kılan “Kimlik” özelliğini Çanakkale olarak fazlasıyla taşımaktayız. Turizm değerlerinin mevcudiyeti kadar onların potansiyel turistlere duyurulması ve turistlerin getirilip memnun bir şekilde ayrılmalarının sağlanması da oldukça büyük önem arz etmekte. Aksi takdirde turistlik değerler bölgeye ekonomik değerden çok gereksiz bir yük getirecektir. Bugün Türkiye’nin bazı bölgelerinde bu dikkatimizi çekiyor. Bazı göl kenarlarına yüzbinlerce piknikçi geliyor. Sadece çöplerini bırakıp gidiyorlar. Elbette devletin görevi her durumda vatandaşının hizmet ihtiyacını görmektir. Fakat nüfusu çok az olan bazı Belediyelerin üzerine böyle bir yük yükleniyor ise turistin yada ziyaretçinin en azından bölge halkına alacağı hediyelik eşya ve yöresel ürünler ile destek olması gerekir.

Burada göreve başladığım Mart ayından itibaren değişik toplantı ve görüşmelerde hep turizmin Çanakkale’nin var olan bir çok gelişim alanının en ön sırasında olduğunu vurgulamışımdır. Bunu söyler iken de her geçen gün yeni yeni öğrendiğim turizm marka değerleri sayesinde Çanakkale’deki turizme olan inancım daha da arttı.

Bugün dünyada en fazla Turizmden gelir elde eden ülkelere baktığımızda içlerinde tarihi eserleri ile bilinen meşhur Mısır yok, Hindistan yok. Onun yerine ilk 10’da sanayi ülkeleri olarak bilinen ülkeler var. Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Çin, İtalya, İspanya, İngiltere, Almanya. Demek ki turizmde öncü olmak sadece turizm değerlerinin zenginliği ile olmuyor. Aynı zamanda ticari zeka ve kabiliyetle oluyor.

İşte bu nedenle ben, işadamlarımız turizme gerçek manada sahip çıktığında Çanakkale turizminin katlanarak artacağına inanıyorum. Çanakkaleli, Bigalı, Çanlı işadamları turizme yöneldiğinde bölgemizde turizm hak ettiği seviyeye çıkacaktır. Tabii, turizm kamu desteği ve teşviki olmadan çok zor hayata geçebilecek bir ticari faaliyet alanı. Teşvik demek sadece maddi olarak hibe yada kredi vermek değildir. Siz bugün çok güzel bir dağ oteli yapabilirsiniz ama yolu her yağmurda kapanıyor ise hiçbir anlam ifade etmez. Siz Yenice’de 5 yıldızlı bir otel yaparsınız, Turizm fuarlarında yada tanıtım broşürlerinde yer almaz ise, oteli tek başına kendini tanıtsın diye bırakır iseniz sesini duyurup müşteri çekemez.

Yada yalnızca Kamunun yapabileceği büyüklükte yatırımlar vardır. Örneğin, Uluslar arası Havaalanı yada Kruvaziyer turizmi için liman. Bu yatırımları özel sektörden bekleyemezsiniz.

Kamu, turizmin her alanına destek olmalıdır. Fakat hangi alanlara destek olacağız ? Acaba bizim hangi turizm değerlerimiz global turizm dünyasında anlam ifade ediyor ? Hangi alanlarda zorlanmadan turizmi canlandırırız ? Kim Çanakkale’ye neden gelsin ?

Bizlerin Amiral Gemisi olan Gelibolu ve Şehitliklerimiz var. Elbette bu bölgeye sadece ticari olarak bakamayız. Buraları gerçek manada tanıtmak bizim vatani ve insani görevimizdir. Ama diğer bölgelere bakar iken bölgenin doğal güzelliklerine zarar vermeden bölgeye en faydalı olacak turizm türlerini tespit etmeliyiz. Acaba Kaz Dağları yabancılar için ne anlam ifade ediyor? Yenice, Bayramiç, Ayvacık, Ezine, Çan Kaz Dağlarından nasıl ekonomik girdi elde eder ?

Dünya tarihinde milat sayılacak olaylardan biri olan Büyük İskender’in Biga’da Pers İmparatorluğunu yendiği Granikos Savaşı tarihin akışını nasıl değiştirdi ve bu bugün Biga’nın turizmine nasıl katkı sağlar? Dünya’yı hayrete düşüren ve nasıl çizildiğinin sırrı bugün bile hala çözülememiş Piri Reis’in haritaları Gelibolu turizmine nasıl katkı sağlar? 2013 Yılı Piri Reis’in haritayı çizişinin 500. yıl dönümü, bu anlamda ne tür bir etkinlik yapılabilir?

Dünya’nın en büyük Mevlevihane’si Gelibolu’da. Geçtiğimiz ay, 18 Aralık’ta Balkan devletlerinin Bakanlarının, milletvekillerinin, müftülerinin, kanaat önderlerinin ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımı ile Şeb-i Aruz törenleri düzenlendi. Gelibolu Mevlevihane’si artık inanç turizminin bölgedeki çok önemli destinasyonlarından biri haline geldi. Acaba bunun devamı nasıl getirilir? Bir çok önemli dini şahsiyete de sahip olan Gelibolu nasıl bir inanç turizmi destinasyonu olur? Gelibolu’da Mustafa Ali’yi, Eceabat’ta Cahidi Sultan’ı neden ön plana çıkaramıyoruz?

Çanakkale merkeze çok yakın olan Araplar Boğazındaki onlarca kuş türü, Troia ovasında bulunan diğer bir çok kuş türü, Çardak Lagünündeki kuş türleri ortinatalogların dikkatine nasıl sunulur?

Bu ve bunun gibi daha yüzlerce bilinen ve bilinmeyen turizm marka değerinin tespiti için Turizmde Markalaşma alanında uzman kişilerle çalışmaya başladık. Kendisi de Çanakkaleli olan Yrd. Doç Dr. Metin ÇELİK ve ekibi turizm alanındaki marka değerlerimizi tespit etmek için yaklaşık 2 aydır ilçelerimizi ve merkezi dolaşıyorlar. Birebir turizmcilerimiz ile sohbet ediyorlar ve turizm marka değerlerini çıkarıyorlar. Kendileri de birazdan daha ayrıntılı bilgiler verecekler ama gerçekten ilk bakışta çok ön plana çıkmayan ama farklı turizm alanlarında anlam ifade eden bir çok yeri turizme kazandırmak için çalışmalarda bulunuyorlar. Mesela Yenice’deki bazı köyleri Kırsal Turizm konusunda teşvik ediyorlar. Örneğin, Valiliğin de arkasında bulunan Halk Bahçesi Çanakkale’nin ilk Botanik Bahçesi. Şimdi orada bitkilerin adları ve doğaya faydaları tabelalar ile yazılacak. Hali hazırda bahçede 160 farklı bitki türü bulunuyor. Bu bahçe Doğa ve Botanik turizmi severler açısından çok önemli bir durak olma potansiyeline sahip.

Bugüne kadar değişik illerde turizmde marka olma çalışmaları yönetmiş olan Metin bey ve ekibi sahada birebir görüşmeler neticesinde elde ettiği turizm marka değerlerini dünya turizm trendlerine göre yorumlayacak ve bizlere bir yol haritası verecek. Mart ayı içerisinde Çanakkale Valiliğinin katkılarıyla elimizde çok kapsamlı bir Çanakkale Turizm Marka Kent Stratejik Kalkınma Planı olacak. Ve 2023 yılına kadar Çanakkale turizminin hangi alanlarda geliştirileceği konusunda öneriler yer alacaktır. Daha sonra bu raporu kendi idari kurullarımızda değerlendireceğiz ve gerekli yasal düzenlemeleri hızlı bir şekilde yapacağız. Ben aylardır Çanakkale’deki turizmi gözlemliyorum. Turizm konusunda yapılacak çalışmaların sürekliliğinin ve sürdürülebilirliğinin olması gerektiğine inanıyorum. Hali hazırda bir çok düzenleme yaptık. Ama asıl süreç bu raporun sonunda başlayacak. Çünkü yapılanların belli bir hedefe yönelik olması gerekiyor. Geldiğim zamandan itibaren Turizm konusunda bir çok çalışmaya destek olmaya çalıştım.

Asıl süreç bu rapordan sonra başlayacak. Çünkü Çanakkale’nin hemen hemen tümü hangi turizm alanlarında gelişecek ortaya çıkmış olacak. İlk çıkarımlara göre birkaç şey söylemek gerekir ise; örneğin, Yenice İlçemiz Kaz Dağları doğa turizminin önemli bir başlangıç noktası olacak. Kaz Dağları’na Hoş Geldin Ofisi ile Kaz dağlarına kuzey tarafından gelenler önce ilçe merkezinden gerekli bilgileri alacaklar, nerede endemik bitkileri bulabilecekleri, nerede tıbbi ve aromatik bitkileri toplayabilecekleri, nerede trekking yapabileceklerini, nerede kuş gözlemleyebileceklerini öğrenecekler. Aşağı Çavuş gibi çok şirin köylerimiz var.

Bu bölgede seçilecek bir kısım köylerde kırsal turizm ve köy turizmi aktiviteleri gerçekleştirilecek. Turistler köy evlerinde konuk edilecekler. Sabah çocuklar folluktan yumurta toplayacaklar, bayanlar inekleri sağmaya köylüler ile birlikte gidecekler. Beraber ekmek pişirecek, meşhur Çanakkale domatesinden salça yapacaklar, Akşamları gruplara kına gecesi ve ve köy düğünü eğlenceleri yapılacak. Gelen yerli ve yabancı turistlere Gerçek Köy Yaşam Tecrübesi yaşatılacak. Bizim Ayvacık DOBAG gibi yöresel halı yapan kooperatiflerimiz var. Ezine Peynirimiz var. Yöremizde el işlemeleri, kilim, zeytinyağı, salça gibi bir çok gıda ve el sanatı ürünümüz var. Bu ürünlerin satışını da örneğin Eceabat ve Gelibolu yarımadasında yada Troia’da yapacağız. Mesela Tarihi Gelibolu Milli Parkı gezi güzergahı içinde Bigalı Köyü var. Bu köyümüzde Çanakkale’nin her tarafından gelen el sanatlarının satış reyonları oluşturulacak. Buraya sezonda gelen binlerce yerli ve yabancı turist var bunlar hem Çanakkale’nin kültürünü tanıyacak hem de daha fazla ekonomik girdi meydana getirecek Dönemsel olarak çok sıkışan Çanakkale Turizminin konaklamasını rahatlatmak amacı ile de Biga’yı Anadolu’dan gelen grupların ilk karşılanacağı yer olarak konumlandıracağız. Biga Çevirmesi, Köftesi, Peynir Tatlısı gibi bir çok özel Gastronomik değere sahip olan Biga aynı zamanda Çanakkale’nin ilk şehitliğini de içinde barındırıyor. Enteresandır, Çanakkale Savaşlarında Biga’da 3 hastane kurulmuş. Hatta bu hastanelerden biri hala ayakta. Çanakkale savaşlarında kaybettiğimiz ilk şehitlerimizin de mezarları Biga’da bulunuyor.

Görüldüğü gibi konuşulacak çok fazla detay çıkıyor. Ezine, Ayvacık, Bozcaada, Gökçeada, Gelibolu, Lapseki, Çan herbiri bir çok dönemin tarihi, kültürel ve doğa güzelliklerini bünyesinde barındırıyor. Her birine ayrı ayrı değinmek gerçekten çok zor. Ama biraz sonra arkadaşlar ayrıntılı bir şekilde sunum yapacak. Özellikle turizm çeşitlendirmeleri konusunda buldukları anekdotları dikkatlice dinlemenizi tavsiye ediyorum. Çünkü bu sayede Amiral gemimiz olan Tarihi Gelibolu Milli Parkı’nı nasıl daha verimli kullanabileceğimizi, bölgede yetişen mantarların nasıl Mantar Safari’de kullanıldığını, Endemik bitkileri gözlemlemek için nasıl binlerce insanın gelebileceğini, Troia antik kentine aslında bir çok karavan ve bisiklet turistini getirtebileceğinizi öğreneceksiniz.

Özellikle Troia dünyanın en fazla adı bilinen marka değerlerinden birisi. Burada yapılacak Müze dünya çapında ses getirecek. Fakat artık biz Troia’ya sadece kazı alanı olarak bakmayacağız. Troia ve ovasının her bir alanı ayrı bir öneme sahip. İçinde bir çok tümülüs, kuş türü, bitki çeşidi, 1. Dünya savaşının geçtiği alanlar var. Orhaniye Tabyası gibi. Ve hatta Tarihi Osmanlı Mezarlığı dahi var. Şimdi unutulmaya yüz tutmuş bu mezarlığı Kalkınma Ajansı ile birlikte düzenliyoruz ve turizme açacağız. Troia ovasının içinde son dönemlerde Türkiye’de trend olan Likya Yolu, Hitit Yolu gibi Troia Yolu oluşturacağız. Tevfikiye Köyünde yine Kalkınma Ajansı ile birlikte Köy Muhtarlığı Karavanların kalacağı özel bir mekan oluşturuyor (Karavan turizmi).Yine bisikletlilerin de Troia’da rahat gezebilmeleri için düzenlemeler yapılacaktır. . Ayrıca ; 2011 Yılının Ocak-Ekim döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısıda bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,36 oranında artarak 31.4 milyon ulaştı. Türkiye son yıllarda dünyada en fazla ziyaretçi alan ilk on ülke arasında yer almaktadır. Son yıllarda Rusya, Ukrayna, Bulgaristan gibi koşuluk ve ticari ilişkilerimizin giderek arttığı ülkelerden önemli miktarda turist gelmektedir. Ülkeler arasında görülen ticaretin hacmi ve trendleri kuşkusuz ülkelerin politik tercihlerini yansıtır. Bu açıdan bakıldığında Rusya Türkiye’nin giderek önem kazanan partneri durumundadır.

Türkiye-Rusya ticareti 1992 yılında 1,5 milyar $ seviyesinde iken 1997 de 4,2 milyar $’a ulaşmıştır. Bu rakam günümüzde ise 40 milyar $ gibi oldukça yüksek bir noktaya varmıştır. Rusya, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 6. konumda iken; ithalatında en önemli 3 üncü ülkedir.

Bu gelişmelerin Çanakkale’yi de yakından ilgilendirdiğini söyleyebiliriz. Yaptığımız araştırmalarla Beyaz Rusların Gelibolu’ya zorunlu göçleri ve misafirlikleri konusunda dünyanın ilgisini çekmeyi ve konuya bir parça katkı sağlamayı başardığımızı düşünüyoruz.

Oldukça yakın bir tarih olmasına karşın, 1920-1923 yılları arasında Gelibolu’da konaklayan Beyaz Rus’ların buradaki yaşamları ülkemizde pek bilinmez. Oysa Beyaz Rus’ların Gelibolu’daki dramatik misafirlikleri, farklı toplumlardan insanların acılara karşın hoşgörü yardımlaşma ve dayanışma örneği göstermesi tüm dünya tarafından bilinmesi ve ders alınması gereken bir deneyimdir.

Bu dönemde yaşananların ortaya konması ülkemiz ve Rus toplumları arasındaki tarihsel ve kültürel sıkı bağları açıklamaya yardımcı olacağı gibi, Türkiye insanın misafirperverliğini ve hümanizmini dünyaya tanıtan güçlü belgeler anlamına gelmektedir.

Beyaz Rus’ların Gelibolu’ya varış tarihleri olan 26 Kasım, yıl dönümü kabul edilerek, anma programı ve etkinlikler düzenlenebilir. Bilindiği üzere bu tarihlerde yöredeki turizm sezonu oldukça hareketsizdir. Böylece yörede uygun bir dönemde turizm hareket kazanarak, yörenin turist talebinin yıl boyunca karşılanmasına destek sağlayacaktır. Konuyu sadece belirli günlere sıkıştırmanın ötesinde bir perspektif ile konuya bakılmalıdır.

Yapılacak çalışmaların detaylarını çoğaltmak mümkün. Artık yeni dönemde sadece turizm için yapılacak büyük çaplı yatırımları konuşmayacağız. Turizm sektörünün bazen kangren olmuş küçük problemlerini de çözecek bir mekanizma kuracağız. Turizmi sürdürülebilir kılmak için her bir seyahat acentasının, rehberin, otelin ihtiyacı da çok önemlidir. Çünkü müşteri memnuniyetini karşılayabilmemiz için öncelikle turizmcimizin memnun edilmesi gerekir.

Bu amaca yönelik gelecek dönemde her bir turizm alanı ile ilgili Marka Takımları oluşturacağız. Ve bu marka takımlarını yönetecek, onlardan gelen önerileri hayata geçirecek turizm konseyi kurulacaktırBu ilk çalışmamızda ben en çok mevcut durum tespitinin yapılmasına önem veriyorum. Mevcut durumumuzun fotoğrafının hem görünüm olarak hem de istatistiksel olarak çok iyi tespit edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu bizler için de kamu yöneticileri içi de politikalarımızın belirlenmesinde, stratejilerimizin çizilmesinde, yatırımlarımızın yönlendirilmesinde dayanak teşkil edecektir. Bu noktada ben dikkat çekici birkaç rakam vereyim. Türkiye İstatistik Kurumunun araştırmasına göre 2009 yılında Çanakkale’ye 781.000 turist gelmiştir. Bu rakamın yaklaşık 183.000’i yabancı turisttir. Aynı yıl yani 2009 yılında ortalama geceleme süresi 1,36 gündür. 2010 yılında ise bu rakam 1,5 güne çıkmıştır. Dünya Ticaret Örgütünün raporuna göre Türkiye dünyada en çok turistin geldiği 7. ülkedir. Bu ülkeler sırasıyla Fransa, ABD, İspanya, Çin, İtalya, İngiltere ve Türkiye’dir. Fransa’ya yılda 74 Milyon turist gelirken ülkemize 2009 yılında gelen turist sayısı 26 milyondur. Fakat esas olarak burada başka noktaya dikkat etmemiz gerekiyor. Ülkemiz dünya turizm gelirlerinde ise 9. sıradadır. Burada ise sıralama şöyledir: ABD, İspanya, Fransa, İtalya, Çin, Almanya, İngiltere, Avustralya ve Türkiye’dir. ABD Turizm gelirlerinde açık ara önde olup 95 Milyar dolara yakın yıllık gelir elde etmektedir. Buradaki tablodan hemen çıkan ilk sonuç şudur: Fazla turist gelmesi bizleri yanıltmamalıdır. ABD, Almanya, İngiltere gibi ülkeler kongre çalışmalarıyla, bilimsel faaliyetlerle, eğitim ve konferanslarla, dil kurslarıyla, yüksek öğrenim öğrencileriyle yüksek gelir gruplarına hitap etmekte ve sürekli gelire sahip olmaktadırlar.

Bu konuda size çok ilginç bir istatistik daha vereyim. Benim de geçen yıl ziyaret ettiğim Almanya’nın Köln şehrinde Ekim ayında düzenlenen Anuga Gıda Fuarının 2009 yılı rakamları şöyle:

Fuar Alanı: 284.000 m2

Stand Sayısı: 98 ülkeden 6522

Ziyaretçi Sayısı : 149.349

Değerli Katılımcılar;

Bu fuarı düzenleyen ülke Almanya. Büyük bir gıda potansiyeli yok. Ama bu fuardan elde edilen gelirlere, bu gelirlerin sürekliliğine, stand gelirlerine, reklam gelirlerine, tanıtım gelirlerine, fuarlarda yapılan kiralamalara, konaklamalara, taşımalara baktığınızda Almanya’nın turizm gelirlerinde neden ön sıralarda olduğunu çok kolay anlayabilirsiniz. Fuar alanında standların m2’si yaklaşık 500 Euro’dan satılmaktadır. Bu kadar büyük bir fuarda stand kira gelirlerinin büyüklüğüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu fuarlar periyodik olarak tekrarlanmakta, sürekli genişlemekte ve fuar süresince Köln’e 50 km mesafedeki yerleşim merkezlerinde kolay kolay yer bulunamamaktadır. Ve hepinizin malumudur ki; bu fuarlar üst gelir gruplarına, büyük firmalara hitap etmektedir.

Ben buraya katılan sayın katılımcılardan böyle başarılı dünya örneklerinden modellerden örnekler vermenizi öneriler getirmenizi bekliyorum.

Bir dikkat çekici analizi de ilimizden vereyim. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Truva’ya her yıl yaklaşık 400.000 turist gelirken ilimizdeki ortalama geceleme süresinin 1,5 gün olması düşündürücüdür.

Değerli katılımcılar;

Bugün ben burada sizlerden 2015 Ajansını da göz önüne almanızı, düşüncelerinize bu ajansı da dahil ederek fikir geliştirmenizi, fikir üretmenizi istiyorum. Adalarımız, Gökçeada ve Bozcaada ile Assos kıyılarımız ülkemiz insanından olduğu kadar yurtdışı ziyaretçilerden ilgi gören en önemli turizm beldelerimizdir. Gökçeada’nın Polonya’da düzenlenen 2011 Citta Slow (yavaş/sakin şehir) genel kurulunda Türkiye’den seçilen 4 bölgeden biri olması Çanakkale turizminin gelişmesi ve Çanakkale’nin tanıtılması yönünde olumlu bir gelişme olacaktır.

Ülkemizin gözbebeği konumunda olan Bozcaada ve Gökçeada için öneriler getirmenizi istiyorum. Nitelikli personel yetiştirme, fuarlar, restoranlar ve diğer alt sektörler hakkında fikir üretmenizi, kurumsal kapasitemizi geliştirme konularında zihin yormanızı, dünya ölçeğinde bir turizm sektörü haline gelmemiz için atılması gereken adımlar konusunda çalışma yapmanızı, doluluk oranlarımızı artırmamız için neler yapmamız gerektiğini düşünmemizi ve son olarak da kişi başı turizm gelirlerimizi artırmak için hangi adımları atmamız gerektiğini araştırmanızı istiyorum. Hangi tür turizm pazarlama stratejini geliştirmemiz gerektiği konusunda öneriler getirmenizi istiyorum. Dünya çapında bir destinasyon olmamız için hangi tanıtım kanallarını, hangi promosyon tekniklerini kullanmamız konusunda bilgi toplamanızı istiyorum. Yine son yıllarda dünya ölçeğinde başarılar sağlayan sivil havacılık sanayimizin özellikle Türk Hava Yollarının gelişiminden ve çalışmalarından ilimizin daha fazla pay alması için ne gibi girişimlerde bulunmamız konularında düşünmenizi istiyorum. Yüksek hedefler iddialı hedefler koymanızı istiyorum. Uzun vadeli politika önerileri geliştirmenizi istiyorum. Bütün dünyaya hitap eden, dünyanın çok konuşulan dillerinde yayın yapan web sayfalarımızın olması önerilerini bekliyorum. Farklı turizm türlerimizin gelişmesi için ne tür yatırımlar yapmamız gerektiğini incelemenizi istiyorum. Dünyanın başarılı örneklerini tahlil etmenizi istiyorum. Yeni pazarlara, yeni ülkelere açılım yapmamız için hangi fuarlara katılmamız gerektiğini araştırmanızı istiyorum.Değerli katılımcılar son bir öneriyi de ben yapayım: Avrupa Birliğine bağlı turizm destinasyonlarını bir araya getiren AVRUPA MÜKEMMEL DESTİNASYONLAR AĞI olarak ifade edebileceğimiz EDEN diye bir ağ var. Bu ağa bu networke üye olmamız için neler yapmalıyız? Hangi adımları atmalıyız? Hangi çalışmaları başlatmalıyız? Hangi kriterleri sağlamalıyız? Sizlerden bu konularda da çalışma yapmanızı istiyorum. Bu vesileyle toplantımızın hayırlı olmasını verimli ve üretken olmasını diliyorum. Tüm katılımcılara teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.

Kaynak :
http://www.canakkale.gov.tr/1007/2012-turizm-zirvesinde-canakkale-turizmi-degerlendirildi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Yandex.Metrica